DEVA Partisi Lideri Babacan: "Türkiye karanlık bir tünelin içinde"

12 Temmuz 2020 Pazar 10:27
DEVA Partisi Lideri Babacan:
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Türkiye’nin karanlık bir tünelin içinde bulunduğunu ve tünelin ucundan ışık gelip gelmediğinin de belli olmadığını” söyledi.

Ayasofya’nın ortak kültür mirası olduğunu, kendilerinin “A planlarının” 2021- 2022’de olası bir seçime yönelik çalışmak olduğunu belirten Babacan, iktidara sert sözlerle yüklendi.

 

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre, gazetecilerle bir araya gelen Babacan, 37 kentte kurucu il başkanı görevlendirildiğini dile getirdi.

 

DEVA partisi lideri, ekonominin salgın öncesinde de iyi olmadığını, Ağustos 2018’den sonra 3 milyonluk istihdam kaybının yaşandığını, kadınların yoğun olarak iş kaybettiklerini, iş aramaktan vazgeçenlerin sayılarının ise yükseldiğini söyledi.

 

Babacan, “Güven ve istikrar gerekiyor. Hukuka güvenilmiyorsa, insan hakları, demokrasi olacak ki yatırım olsun” dedi.

 

DEVA partisi genel başkanı, ‘Türkiye’nin karanlık bir tünele girdiğini, mevcut yönetimin çözüm üretmek yerine ekonomi dışı konuları, milli ve dini hassasiyetleri gündemde tutmaya çalıştığını’ savundu, bunun sürdürülebilirliğinin olmadığını dile getirdi.

 

‘Tutarsızlık var’

 

Babacan, Ayasofya’nın müze statüsünden cami statüsüne alınmasına ilişkin şunları söyledi: “Hayırlı olsun diyorum. İnsanlığın kültür mirası. Daha önce Hünkâr Kasrı ibadete açıktı. Daha çok insan namaz kılabilir. Ancak daha önceki ifadelerle tutarsızlık var. Tutarsızlık testini birileri bir gün yapar. Her konuda tutarsızlık var, yön yok. Mevcut yönetime destek verenlerde, daha kötüsü gelir korkusu var. O korkuyu gidermeye geldik.”

 

Babacan, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda isimler üzerinden konuşmanın erken olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bizim A planımız 2021- 2022’de olası bir seçime hazırlanmak. Ancak daha erken bir seçim olursa B planımız olur. Partiler arası diyaloğumuz var.”

 

‘Gençlerde ‘boğulma hissi’ yaygın’

 

DEVA partisi genel başkanı, ekonomi önerilerine ilişkin “Birinci konu özgürlük. Yenilikçi, inovatif, teknoloji üretimi için insanın kendisini özgür hissetmesi lazım. Gençlerde ‘boğulma hissi’ yaygın. Hukuk devleti olmazsa yatırım olmaz” diye konuştu.

 

Babacan, İstanbul Sözleşmesi’ni savunduklarını söylerken,‘çoklu baro’ yasasındaki motivasyonun, baroların hükümet emrine girmesi olduğunu aktardı.