CHP’de "iktidar kurultayı" değişim getirecek mi?

24 Temmuz 2020 Cuma 15:04
CHP’de
CHP’nin "iktidar" temalı 37.Olağan Büyük Kurultayı pandemi gölgesinde yapılıyor. Genel başkanlık için el kaldıranların sayısının yükseldiği partide "iktidar için değişim şart" seslerinin artması dikkat çekiyor.

"CHP’de değişim rüzgarları essin" diye uzun süredir nabız yoklayan, çalışma üstüne çalışma yapan parti meclisi üyesi eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner genel başkanlıkiçin adaylığını açıkladı. Genel başkanlık için adaylığını açıklayan iki isim daha var: Eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ve kurultay onur üyesi Prof. Tolga Yarman.

 

CHP’de yeni genel başkan adaylarının sayısının yüksek olmasında, genel başkan adaylığı için delegelerin yüzde 20’sinin imzası şartının tüzük değişikliğiyle yüzde 5’e çekilmesi rol oynadı.

 

Kurultayda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yarışacak isimlerin birden çok olması partideki "değişim" sinyallerinin bir yansıması olarak görülse de, Kılıçdaroğlu’nun liderliğini koruyacağında herkes hemfikir. Bu yüzden muhaliflerin asıl hedefi parti meclisinde mümkün olduğunca temsil sağlamak.

 

"Ortak liste" arayışını sürdüren muhalifler, partinin cumhurbaşkanı adayı olarak bir dönem AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın karşısına çıkan eski Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile de temas kurdular.

 

Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık açıklamasında bulunan Atıcı, Cihaner ve Yarman’ın adaylığı kurultay günü resmileşecek. Tüzük gereği bu isimlerin genel başkanlığa aday olabilmeleri için delegelerin en az yüzde 5’inin imzasıyla aday gösterilmesi gerekiyor.

 

"Partiyi değiştirmeye talibiz"

 

CHP’de "sol gövde" olarak adlandırılan "Gelecek İçin Biz" grubunun temsilcisi, parti meclisi üyesi İlhan Cihaner, liderin partisine değil halkın partisine ihtiyaç duyulduğundan genel başkanlığa aday olduğunu söylüyor. Bu ihtiyacın CHP çevrelerinde güçlü şekilde arttığını anlatan Cihaner, "Liderin aldığı kararlara uyan milletvekillerine değil, üyelerin, delegelerin, milletvekillerinin karar alma süreçlerine katıldığı yönetim organlarına ihtiyacımız var" diyor.

 

Parti meclisinin en güçlü yönetim organı olması gerektiğini savunan Cihaner, "Önce partimizi, sonra ülkemizi, sonra da dünyayı değiştirmeye talibiz. İhtiyacımız olan tek şey cesaret" mesajıyla 37.olağan genel kurultaya CHP’ye dönük "değişim" beklentilerinin damga vuracağını söylüyor.

 

Peki, bu değişim nasıl bir değişim? Cihaner bu soruyu DW Türkçe’ye yanıtlarken CHP’nin ülkenin temel sorunlarını cesaretle tartışmasını istediğini dile getiriyor. Türkiye’de bir dönem "ekonominin kurtarıcısı" olarak görülen Kemal Derviş sürecinin dahi sorgulanmasını isteyen Cihaner, "Cesaretle kendi iç politikalarımızı değerlendirirsek muhafazakar seçmenin de, Kürt seçmenin de partiye çok uzak olmadığını görebiliriz. Partiye daha çok kazanım sağlayabiliriz" mesajı veriyor.

 

Cihaner, temsil ettiği "Gelecek için Biz" grubunun kadınların eşit temsili, LGBTİ+ bireylerin haklarının daha güçlü savunulması, kişi hak ve hürriyetlerinin Türkiye’de karşılaştığı tehditlerin giderilmesine dönük özel çalışmalar yapılması gerektiğine dönük çıkışlarıyla dikkat çektiğini söylüyor. Cihaner, "CHP’nin siyasi hattının ve iç işleyişinin ne kadar demokratik olacağına dönük tartışmaları kurultay gündemine taşımaya çalışacağız" diyor.

 

"Lider diktası acilen bırakılmalı"

 

Genel başkanlığa adaylığını açıklayan tüm adayların en büyük beklentisi; değişim. Aytuğ Atıcı, "iktidar olsun” diye, Tolga Yarman "toplumun reçetesi olsun" diye CHP’de değişimin şart olduğunu dile getiriyor.

 

Peki CHP’nin değişmesi mümkün mü? Türkiye’de Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun oylarını bilen tek araştırmacı olarak da bilinen, bir dönem CHP yönetiminde de yer alan Tarhan Erdem, CHP’de değişim için tüzük değişikliğinin şart olduğunu söylüyor. Erdem, kurultayın böyle bir sonuç doğurup doğuramayacağına ilişkin DW Türkçe’nin sorularını yanıtlarken, "Birden fazla adayın olması güzel. CHP’de yönetim, delegelerin sesine daha çok yer açmalı" diyor.

 

Tarhan Erdem, "CHP, toplumda ne yaşandığının farkında değil. Tabanın sesini duyamıyor. Bu yüzden de değişim çağrılarıyla karşılaşıyor her seferinde" sözleriyle CHP’nin ana muhalefetteki tavrının da tartışılması gerektiğini savunuyor.

 

Erdem’e göre modern demokrasilerin dışladığı "siyasi partilerdeki lider diktası" görünümü CHP'de de var. Erdem, "CHP’de lider diktası acilen bırakılmalı. Tabanın sesine kulak verilmeli. Partinin yönetim organları güçlendirilmeli. Bu yüzden de bu kurultayda seçilecek genel başkan ilk iş olarak parti içi demokrasiyi sağlayacak bir tüzük değişikliği yapıp yeniden kurultaya gitmeli" değerlendirmesi yapıyor.

 

CHP’nin halktan uzaklaştığına, tabanından koptuğuna ilişkin bir değerlendirme de siyaset bilimci Prof. Baskın Oran’a ait. Oran, "CHP’de değişim şu anda mümkün görünmüyor. Çünkü ciddi ciddi kendilerinin İslam karşıtı gösterileceklerinden korkuyorlar. Geçmişten devraldıkları milliyetçilikle, kendi ürettikleri ulusalcılık arasında sıkıştılar. Bu kurultayın bir değişim ateşi yakması zor" diyor.

 

Muhaliflerin listeyi delme stratejisi: Ortaklık

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayın ilk gününde genel başkanlık için yapılacak seçimde altıncı kez seçileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu yüzden asıl yarış ikinci gün yapılacak parti meclisi (PM) seçiminde yaşanacak. Genel merkezde, kurultay için blok liste önerisinin tartışıldığı ancak Kılıçdaroğlu’nun çarşaf liste yönünde karar aldığı bilgisi de var.

 

Kılıçdaroğlu’nun 70 kişilik bir anahtar listeyle delegelerin karşısına çıkacağı bilgileri de kulislere yansımış durumda. CHP tüzüğü gereği 60 üyeli PM’nin 12 üyesi "genel başkan kontenjanı" olarak da adlandırılan Bilim Yönetim ve Kültür Platformu kontenjanından seçiliyor.

 

Muhalif grupların genel merkez listesine karşı oluşturdukları listeleri birleştirebilme ihtimali PM yarışını daha da kızıştıracak nitelikte. Listeleri birleştirmek için tüm muhalifler delegelerle teması daha da yoğunlaştırmış durumda.

 

CHP kurultayının pandemi nedeniyle ertelenmesine ilişkin tartışmalar da kurultay öncesinde gündem oldu ancak kurultayın pandemi önlemleriyle gerçekleştirilmesi karara bağlandı. Bilkent Odeon’da yapılacak kurultaya delegeler dışında kimse katılamayacak. Seyircisiz yapılacak kurultay için siyasi partilere ve yabancı misyon temsilcilerine de Covid-19 önlemleri kapsamında davet gönderilmedi.1370 delegenin oturma düzeni de sosyal mesafe kurallarına göre ayarlandı.

 

KAYNAK: DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE - HİLAL KÖYLÜ