"Yoğurt kaymağı diye kağıt peçete yediriyorlar"

3 Şubat 2018 Cumartesi 14:27
"Et yada tavuk döner diye deri, sakadat, Antep fıstığı diye bezelye, kaymaklı yoğurt diye kağıt peçeteli yoğurt, bahat diye öğütülmüş ağaç kabuğu, cacıkta salatalık yerine karpuz kabuğunun beyaz kısmını yediğimizin varkındamıyız?"

Restoranlarda tüketiciye sunulan yemeklere dikkat edilmesini söyleyen Hürriyet yazarı Sefer Levent, karabiberin içine çöp, dal, yaprak gibi maddelerin öğütülerek karıştırıldığını ve restoranların bu ucuz karabiberleri tükettiğine dikkati çekti. Levent, aynı zamanda antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığının kullanıldığını belirterek, bazı yoğurt markalarının da kaymak için peçete kullandığını ifade etti.

 

Sefer Levent’in “Lohusa şerbetli sahte döner” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

 

 

Etin kilogram fiyatı belli. Önünüze gelen 150-200 gramı döner etinin fiyatı, nasıl oluyor da etin 150-200 gramından ucuz olabilir, bir düşünün. Bazı restoran ve büfeler et dönerde soya kıyması, tavuk ve hindi eti kullanıyor. Sahte dönerin içine ayrıca hayvanların iç organları, bağırsak, hayvan tırnağı, tavuk kırıntıları da katılıyor. Tüm bu karışım anlaşılmasın diye lohusa şerbeti ile de renklendiriliyor.

 

Ocak ayında iki ayrı yazıyla restoranlarda tüketiciye sunulan yemeklere neden dikkat edilmesi gerektiğini ayrıntılarıyla yazdım. Çorbasından salatasına, mezesinden kebabına nasıl hilelerle vatandaşın hem sağlığı ile oynandığına hem de haksız yere parasının alındığına dikkatçektim. Bu konularla ilgili okurlarımdan onlarca gönderi aldım. Özellikle restoranların büyük bölümünün fabrikasyon meze ve yemek sattığına ilişkin bulguların çoğu okurumu şoke ettiğinin farkındayım. Hatırlarsanız esnaf lokantalarının yarısından fazlasında müşteriye sunulan ürünlerin de yine yemek fabrikalarında üretildiğine dikkat çekmiştim. Tüm bunlar restoranlarda yediğimiz ürünlerin hepsinin sağlıksız olduğunu göstermiyor ancak ne yazık ki tüketici aldatılıyor.

 

Bugün de son yazımda belirttiğim üzere baharat, tatlı ve içecekler konusuna değineceğim. Ancak öncesinde oldukça yaygın bir tüketimi olan ‘döner’i atladığımı fark ettim. Şimdi gelin, dönerde ne tür hileler yapılıyor vatandaşın sağlığı ile nasıl oynanıyor birlikte inceleyelim.

 

Lohusa şerbetli döner

 

Piyasada özellikle çok ucuza satılan dönerden uzak durmakta fayda var. Bu arada hemen belirteyim pahalıya satılan her et döner de sağlıklı anlamına gelmiyor. Etin kilogram fiyatı belli. Önünüze gelen 150-200 gr döner etinin fiyatı nasıl oluyor da etin 150-200 gramından ucuz olabilir, bir düşünün. Peki et dönerin içine et dışında neler giriyor? Bazı restoran ve büfeler soya kıyması, tavuk ve hindi eti kullanıyor. Sahte dönerin içine ayrıca hayvanların iç organları, bağırsak, hayvan tırnağı, tavuk kırıntıları da katılıyor. Tüm bu karışım anlaşılmasın diye lohusa şerbeti ile de renklendirilip kıyma haline getiriliyor ve döner tezgahında yerini alıyor.

 

Tavuk dönerde yapılan en yaygın hile ise deri kullanılması. Tavuk dönerin içine dörtte bir oranında tavuk derisi katan bazı restoranlar maliyetlerini de bir o kadar azaltıyor. Ayrıca market ya da diğer satış noktalarının son tarihi geçtiği için iade ettiği tavuklar bazı restoranlar tarafından ucuza toplanıyor.

 

Karabiber değil ağaç!

 

Baharat, yemeklerin ayrılmaz parçası. Hem pişirirken hem de sonrasında evde de restoranlarda da çok kullanıyor. Evde güvenilir markaları veya baharatçıları tercih ettiğinizi varsayarak restoranlarda masaları süsleyen baharatlara dikkati çekmek istiyorum.

 

Karabiber pahalı bir baharat. Özellikle toz karabibere dikkat. Restoranlara çok ucuza karabiber satılıyor. Bu karabiberin içinde karabiber dışında, çöp, dal, yaprak ne varsa katılıp o şekilde öğütülüyor. Tabii ki ucuza mal olduğu için bazı restoranlar bu ucuz karabiberi tercih ediyor. Aynı uygulamanın başta kırmızı biber ve pul biber olmak üzere tüm baharatlar için geçerli olduğunu belirtmeme sanırım gerek yok…

 

İçecekler masada açılsın!

 

Türkiye portakal cenneti olmasına rağmen taze sıkılmış diye sunulan çoğu portakal suyunun aslında konsantre olduğunu belirtmemize her halde gerek yok. Bunun dışında gazlı içeceklerin de markasının ne olduğuna dikkat etmekte yarar var. Masaya kapalı şişe ya da kutuda gelmeyen hiçbir içeceği kabul etmemenizi öneririm. Rakı başta olmak üzere sahte veya ucuz içkilerin nasıl şişelere doldurulduğunu daha önce ayrıntısıyla bu köşede kaleme almıştım. Gazsız içeceklerin de konsantre halde sağlanabildiğini, veya çok ucuz kalitesiz markaların ürünleri olabileceğini ve tüm bunların masalara bardakta taşındığını unutmayın.

 

Antep fıstığı yerine bezelye

 

Özellikle tatlılarda kullanılan Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıstığı kullanılıyor. Tereyağlı diye satılan baklava başta olmak üzere tatlılara tereyağı aroması ya da margarin ekleniyor. Baklava şerbetlerinde şeker yerine bolca tatlandırıcı ve mısır glikozu kullanılıyor. Ceviz yerine leblebi tozu, şeker yerine mısır şurubu kullanımı da çok yaygın.

 

Karpuzda cacık, peçeteden kaymak

 

Hani duyduklarınız bazen sizi hayrete düşürür ya bunlar da tam o cinsten. Karpuz kabuğunun yeşil kısmını incecik hale getirilip salatalık izlenimi veriliyor ve cacık yapımında kullanılıyor. Yani bazı restoranlar salatalığa ekstra para vermiyor. Kaymaksız yoğurt nasıl kaymaklı hale getirilir diye bir soru sizin aklınıza gelmez ama o da oluyor maalesef. Kaymaksız yoğurdun üstüne incecik peçeteyi yayıyorlar, oldu sana kaymaklı. Afiyet olsun!