Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker: AKP için yoksulluğun bitirilmesi değil sürdürülebilir ve yönetilebilir olması önemli

10 Ocak 2018 Çarşamba 11:16
Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker: AKP için yoksulluğun bitirilmesi değil sürdürülebilir ve yönetilebilir olması önemli
Dünkü Resmi Gazete’de “muhtaçlar” ile ilgili bir Bakanlar Kurulu kararnamesi yayımlandı. Muhtaç ailelere ısınma amaçlı kömür yardımı öngören bu düzenleme 81 ilde milyonlarca eve, 500’er kg kömürün bedelsiz dağıtımını sağlayacak.

16 yıldır iktidardaki AKP’nin oylarını artırmadaki etkenlerden biri olarak görülen ‘bedava kömür dağıtımı’ geçen yıl aksadığı için şikâyetlere neden olmuştu.

 

Sorunun derhal çözülmesini isteyen Bakan Bozdağ da “15 yıldır aksatmadan sürdürdüğümüz bir icraatın şimdi neden yapılamadığını vatandaşa izah edemeyiz” demişti.

 

“Muhtaçlık” bu uzun zamanda bitmek bir yana çoğalırken, iktidarın değişmemesinin izahı tek diyor Çiğdem Toker, Cumhuriyet’teki yazısında:

 

“AKP için yoksulluğun bitirilmesi değil sürdürülebilir ve yönetilebilir olması önemli.”

 

2000’li yılların başında vergi rekortmeni listesinde üst sıralarda yer alan bir kamu kurumuydu Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ). Ancak her yıl artan görev zararlarıyla boğuşmak zorunda AKP iktidarı ile birlikte…

 

TKİ için zarar bilançosu büyürken, onların kiracısı konumundaki özel kömür şirketleri devlet eliyle, yoksullara bedava dağıtılacak kömür satın alınarak zenginleştirildi.

 

Bu örnekleri hatırlatan Toker, “Eğer muhtaçlara kömür dağıtımı, yoksulluğu yönetmek değil de sosyal politika aracı olsaydı, partili müteahhitlere bütçe kaynaklarından yarışmasız, kuralsız ihale vermek üzere sistem kurulmazdı” görüşünü dile getiriyor.

 

Muhtaçlara kömür dağıtımının ülke geneline yayılmasıyla, verme işi devamlılık kazanınca minnet ve şükür ilişkisinin de sürekli kılınmış olduğundan bahsediyor Toker ve ekliyor:

 

“2005 yılından bu yana, parasız dağıtılan kömür, TKİ’nin kendi işlettiği sahalara ek olarak, bağlı ortaklık ve iştiraklerini rödovans yoluyla kiralayan şirketlerden de satın alınıyor. Bu kömürlerin bedeli görev zararı yazılıyor. Görev zararları da bütçeden ödeniyor.”

 

Peki, resmi veriler ne diyor?

 

Sayıştay’ın Kamu İşletmeleri Genel Raporu’na göre, 2012 yılında 1.5 milyar TL olan görev zararı ve sübvansiyonlar, 2016’da 3.3 milyar TL’ye yükseldi.

 

Hazine bu ödemeleri kamu işletmelerine tam ve zamanında yapamıyor. Bu da kamu işletmelerinin finansman dengesini bozarak, kredi kullanmak zorunda bırakıyor.