Basın Konseyi: Geldiğimiz noktada 10 Ocak 'Çalıştırılmayan Gazeteciler Günü'dür

10 Ocak 2018 Çarşamba 16:42
Basın Konseyi: Geldiğimiz noktada 10 Ocak 'Çalıştırılmayan Gazeteciler Günü'dür
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde demokrasi ve ifade özgürlüğü önündeki engellere dikkat çeken meslek örgütleri tutuklu gazetecilere adalet istedi.

Gazeteclik meslek örgütleri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde demokrasi ve ifade özgürlüğü önündeki engellere dikkat çekerek tutuklu gazetecilere özgürlük istedi.

 

Sosyal medyadan #Kutlamıyoruz etiketiyle kampanya başlatan gazeteciler de “Gazeteciler ‘tek tip’ olmadıkları için işlerinden edilmiş, radyolar, televizyonlar, internet siteleri, dergiler kapatılmış, gazeteciler yazdıkları haberler nedeniyle adliyelerden çıkamaz hale gelmiş ve 145 gazeteci cezaevindeyken Dünya Çalışan Gazeteciler Gününü #Kutlamıyoruz” dedi.

 

TGS: GÜÇLÜ GAZETECİLİK, GÜÇLÜ SENDİKA!

 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Merkezi, #SendikaHaysiyettir” etiketiyle “Abdi İpekçilerin yolunda, 1961 ruhuyla güçlü gazetecilik güçlü Sendika!” diyerek gazetecilere örgütlülük çağrısı yaptı. “Bugün artık Türkiye medyası sorulamayan sorular, ekrana getirilemeyen yayınlar, baskılar, kovulmalar, tutuklamalar, hakaretler ve eziyetlerle anılıyor” denilen TGS açıklamasında “212’siz çalıştırılmamız ve yoksulluk sınırını geçemeyen maaşımız da cabası. İtiraf edelim: Medya mensupları hiç bu kadar kötü durumda olmamıştı. Fakat bu dibe vuruşu, yeniden zirveye çıkmak için bir fırsat olarak görüyoruz. Bunun için birer birer ayağa kalkıyor ve mücadeleye katılıyoruz. Patronlar ve hükümetler dayattıkları bu haysiyetsizlik düzeninin sürdürülemez olduğunu bildiğinden, bir araya gelişimizi engellemeye çalışıyor. Ancak korkunun ecele faydası yok: Mevcut medya düzenini mutlaka değiştireceğiz. Abdi İpekçilerin yolunda, 1961 ruhuyla güçlü gazetecilik güçlü Sendika” ifadelerine yer verildi .

 

TGC: GAZETECİLERİN SORUNU ÇALIŞAMAMAK!

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ise Başkan Turgay Olcayto imzasıyla yayımladığı açıklamada Türkiye’de gazetecilerin en önemli sorununun çalışamamak olduğunu belirtti.

 

“Son 10 yıl içinde neredeyse her üç gazeteciden biri işsiz kaldı. 145 gazeteci cezaevinde. Gazeteciler hakkında sürekli dava açıldığı için adliye ikinci adres haline gelmiş durumda” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Gazeteciler mesleklerini yapamıyor. Gazetecilik yapan meslektaşlarımız içinde de sendikalara üye olma oranı çok düşük. 889 gazetecinin basın kartı iptal edildi. Yayın yasakları, para cezaları, açılan davalar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür, oto sansür artık günlük olaylar haline gelmiş durumda. Bunların yanı sıra siyasetçiler tarafından gazeteciliğin terör faaliyeti, gazetecilerin de terörist olarak tanımlanması meslektaşlarımızı hedef noktasına oturtuyor. Biz 10 Ocak’ta iktidara ve muhalefet partilerine, ‘Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki engelleri kaldırın, gazetecilerin özgür kalmasını sağlayın, gazetecilik mesleğini suç gören anlayıştan vazgeçin’ çağrısını yapıyoruz.”

 

KUTLAMIYORUZ ÇÜNKÜ...

 

DİSK Basın-İş tarafından 10 Ocak ‘Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yapılan açıklamada “Bu koşullarda bizler 10 Ocak’ı kutlanacak bir gün olarak değil, aksine gazeteciliğin özgürleşmesi ve insanca çalışma koşulları için mücadelenin yükseltileceği bir gün olarak görüyoruz. Gazeteciliğin sınırlarının ceberut devlet uygulamalarıyla değil meslek ahlakımız ve evrensel hak ve özgürlükler anlayışıyla belirlendiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz: Çalışan gazetecilerin, işsiz gazetecilerin, mahpus gazetecilerin sözün özü tüm gazetecilerin özgür olduğu, güvenli, güvenceli ve insanca yaşayacağı bir güne kadar dayanışmayla güçlü kalacağız” denildi.

 

YILIN İLK TOPLANTISINI SİLİVRİ'DE YAPAN BASIN KONSEYİ: TUTUKLU GAZETECİLER TAHLİYE EDİLSİN

 

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, yılın ilk toplantısını 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Silivri Cezaevi ile diğer cezaevlerinde tutuklu gazetecilere destek vermek amacıyla Silivri’de yaptı.

 

TÜRENÇ: BUGÜN İÇİN ÇALIŞAMAYAN GAZETECİLER GÜNÜ

 

Toplantının açılışında konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç,  “Gazeteciler 57 yıl önce 10 Ocak’ta 212 sayılı yasanın hayata geçmesiyle yaşamsal ve sosyal haklarına kavuşmuşlardı. Yıllar içinde bu hakları kaybetmeye başladık. Ama geldiğimiz bu noktada 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, bugün için Çalışamayan Gazeteciler günüdür. Çalıştırılmayan gazeteciler günüdür. Hapse konulan gazeteciler günüdür. Binlerce, on binlerce gazetecinin işsiz kaldığı gündür. Sendikalılaşmanın yok edildiği gündür. Ailelerin acı için evde beklediği gündür. Babalarını göremeyen çocukların hapisten çıkacağı özlemiyle yaşadığı gündür" dedi.

 

Silivri Cezaevinde çok sayıda gazetecinin özgür kalacağı günü beklediğini vurgulayan Türenç, “Demokrasinin vazgeçilmez değeri olan ifade ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak, bağımsız medyanın yaşaması ve yaşatılması için çalışmaya hep birlikte devam edeceğiz. Yaşanan bu süreçte evet üzgünüz. Ama gelecek için umutluyuz ve kararlıyız. Yolumuz özgür basın yoludur. Çalışan Gazetecilerin günü olması için 10 Ocakları yaşatmaya kararlıyız” dedi.

 

AKIN ATALAY'IN EŞİ: HAKLI OLANLAR KAZANACAK

 

Cumhuriyet Gazetesi davasında tutuklu bulunan Akın Atalay’ın eşi Adalet Atalay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle toplantıda olmaktan dolayı mutlu olduğunu ifade ederek “Pınar Hanım'ın dediği gibi artık çalışan değil çalıştırılamayan gazeteciler günü diye anmaya başlayacağız. İstatistiki bilgeler Türkiye’nin medya özgürlüğü bakımından 154’üncü sıralara geldiğini gösteriyor Sınır Tanımayan Gazeteciler'in yaptığı açıklamaya göre.” dedi. Sözlerini eşinin duruşma sırasındaki sözleriyle bitiren Atalay, “Dünyaya 100 defa gelecek olsaydım. Her defasında bu davada savunma makamında olmayı tercih ederdim. Çünkü adalet, özgürlük ve demokrasi değerlerinin yanında saf tutmak onurdur. Vicdanım rahat ve huzurluyum. Hiç merak etmeyin, bugün güçlü gibi görünenler değil, haklı olanlar kazanacaktır." dedi. 

 

Cumhuriyet Gazetesi davasında geçtiğimiz Temmuz ayında tahliye olan Çizer Musa Kart da tahliye olduktan sonra ilk kez Silivri’ye geldiğini ifade ederek, “Duygularımı tarif etmekte zorlanıyorum. Sevgili kardeşlerim Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın haksız, hukuksuz biçimde bir yılı aşkın süredir cezaevinde tutulmalarına itirazım var. Ama itirazım aynı zamanda sadece muhalif oldukları için siyasetçilerin, akademisyenlerin ve gazetecilerin zindanlara atılmasına..” dedi.

 

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINDA

 

Gazetecilerin en büyük sorununun işsizlik ve tutuklamalar olduğunu belirten İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, sansür ve otosansürün basının damarlarında zehir gibi dolaştığını söyledi.

 

1961 Ocak ayında gazetecilerin Türkiye basın tarihindeki en önemli direnişlerden birini gösterdiğini belirten Dikmen, 57 yıllık süreçte gazetecilerin mücadele elde ettiği ekonomik ve sosyal kazanımların birer birer ortadan kaldırıldığını ifade etti. 10 Ocak Günü’nün çalışamayan gazeteciler gününe dönüştüğünü vurgulayan Dikmen “Bugün Türkiye’de gazetecilerin iki büyük sorunu var. İşsizlik ve tutuklamalar. Basın ve ifade özgürlüğünün önünde büyük baskıları görmezden gelmemiz mümkün değil” dedi.

 

‘KALEMİMİZİ HAKİKATLERDEN YANA TUTACAĞIZ’

 

“Baskı, gözaltı ve tutuklama furyası altında karşıladığımız 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü bizim için ne yazık ki kutlanacak bir gün olmaktan çok uzak” değerlendirmesinde bulunan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu'nun yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İktidarın yaratmak istediği ‘tek tip’ toplum inşasına çanak tutan ‘tek tip medyasına’ karşı, muhalif gazeteciler gün yok ki gözaltı ve tutuklanma ile yıldırılmaya çalışılmasın. Haberlerimiz “delil” olarak gösteriliyor, yargılanıyoruz. Bunca saldırı ve baskıya rağmen biliyoruz ki, bu karanlığı aşmanın tek yolu dayanışma ve direnişle hakikat için yapılacak gazeteciliktir. Gazeteciliğin suç olmadığını her defasında aynı kararlılıkla haykırıp kameramızı ve kalemimizi hakikatlerden yana tutacağız. Bu nedenle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü bizim için bir kutlamadan çok mücadelemizin süreceğine dair kararlılığımızı yenileyeceğimiz bir gün olabilir.” 

 

GAZETECİLER ZOR ŞARTLARDA ÇALIŞIYOR

 

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Esendemir, Türkiye'de son yıllarda gazeteciliğin zor şartlarda yapıldığını belirterek “Kaderleri patronun iki dudağı arasında olan gazeteciler, sendikal haklardan mahrum bir şekilde görevlerini yapmaktadır. Bugün basın sektöründe sendikalı işçi sayısı yüzde 5’in altına kadar düşmüş, kendi haklarını sağlayacak sendikal mücadeleyi yapamaz hale gelmişlerdir” dedi. Olağanüstü Hal Kanunları ile çalışma koşulları zorlaşan gazetecilerin işsizlik tehlikesi altında çalışma hayatlarını güçlükle sürdürebildiğine dikkat çeken Esendemir, gazetecilerin yazdıkları yazılar, yaptıkları yorumlar, çizdikleri karikatür ve çektikleri fotoğraflardan dolayı mağdur olmayacakları günlerin özlemi ile çalışan gazeteciler gününü kutladığını söyledi.