"Oyunculuğu çok özlemişim"

10 Mayıs 2018 Perşembe 13:54
Yönetmenliğini Onur Saylak’ın üstlendiği, senaryosunu Hakan Günday’ın kaleme aldığı, Ay Yapım imzalı ‘Şahsiyet’in puhutv’de yayınlanan ilk 6 bölümü, özellikle polisiye tutkunu izleyicinin büyük beğenisini topladı.

Başrollerini Haluk Bilginer, Cansu Dere, Hüseyin Avni Danyal, Metin Akdülger, Şebnem Bozoklu ve Necip Memili’nin paylaştığı dizinin kadrosunda Şenay Gürler, İbrahim Selim, Fırat Topkorur, Recep Usta, Rabia Soytürk, Ayhan Kavas, Müjde Ar ve Hümeyra gibi isimler yer alıyor. 

 

4 yıl aradan sonra setlere ‘Şahsiyet’ ile dönen Müjde Ar, HT Magazin'den Merve Günver'e konuştu. Usta oyuncu, “Oyunculuğu ve setleri çok özlemişim. Yıllar sonra böyle bir kadroyla bir arada, bu kadar beğenilen bir iş yapmak beni çok mutlu etti” diyor.

 

Müjde Hanım, ‘Şahsiyet’te sizi ‘Nevra’nın annesi olarak izliyoruz. Oldukça sert ve mesafeli bir annesiniz. Canlandırdığınız karakteri sizden dinleyebilir miyiz?

 

Nesrin, yıllarca küçük kasabalarda çalışmış bir memur. Kocası ölünce kızını babasız bırakmamak için dört kere daha evleniyor. Yani en azından kızına söylediği bu. Zaten her gittiği küçük kasabada çok dikkat çekmiştir eminim. Nesrin sert ve soğuk bir karakter, kızıyla arasında hep bir mesafe olmuş. Bunu da kızını güçlü yetiştirmek için yapmış bence çünkü kendisi de güçlü bir kadın.

 

'NESRİN FRAPAN AMA DEMODE BİR KADIN’

 

Nesrin karakterini ortaya çıkarırken nasıl hazırlandınız?

 

Role hazırlanırken hayatı boyunca küçük kasabalarda yaşamış ama kendine bakmayı hiç bırakmamış bir kadını düşündüm. Sonuçta bu kadın 4 koca almış değil mi? Demek ki hep bir havası varmış. Ben gündelik hayatımda makyaj yapmayı, uzun uzun hazırlanmayı hiç sevmem mesela sıkılırım. Ama ‘Nesrin’ öyle değil, onun için göz kalemleri, saçları ve elbiseleri önemli. Bu yüzden de kendi saçlarımı çok modern buldum kullanmadım. Nesrin frapan ama demode bir kadın. Buna göre hazırladık bütün stili.

 

Oyunculuğu özlediniz mi? 4 yıl aradan sonra setlere geri dönmek size neler hissettirdi?

 

Çok uzun süre ara vermiştim setlere. Türkiye’deki dizi sürelerini düşününce aynı zamanda aileme ve arkadaşlarıma vakit ayırmak imkânsızdı çünkü. Ama oyunculuğu ve setleri çok özlemişim. Yıllar sonra böyle bir kadroyla bir arada olup bu kadar beğenilen bir iş yapmak beni çok mutlu etti.

 

Annelerin kız çocuklarıyla bağları çok güçlüdür. Sizin hikâyenizde de sert olsa da böyle bir bağ var. Sizce de öyle mi?

 

Evet, hatta ilerleyen bölümlerde aramızdaki bağı daha da detaylı görecek izleyici. Her anne-kız ilişkisinde biraz gerilim vardır aslında ama ‘Nesrin ve kızının arasındaki gerilim çok aşikâr, sürekli bir kavga halindeler. Ancak dediğim gibi, ilerleyen bölümlerde aralarındaki bağın kuvvetini de göreceğiz.

 

Dizinin nasıl ilerleyeceğine dair biraz ipucu verebilir misiniz?

 

İmkânı yok, hep birlikte izleyip göreceğiz.

 

‘Tokat sahnesinden sonra Cansu’yu onlarca defa öptüm’

 

Dizide ‘Nevra’ya (Cansu Dere) sert bir tokat attığınız sahne var. Çekerken zorlandınız mı?

 

O sahneyi gerektiği kadar çektik diyelim. Ben zaten yıllarca filmlerde çok tokat da yedim tokat da attım. Cansu da profesyonel bir oyuncu, bu yüzden hiç zorlanmadık çekerken. Biraz canını acıttım ama sonra o güzel yanaklarından onlarca defa öptüm. Önemli olan sahneyi en iyi haline getirmek. Bu yüzden o sırada yaptığınız şeyler önemsiz oluyor.

 

‘Dizimizin büyük bir hayran kitlesi var’

 

İnternet seyircisiyle iletişiminiz var mı? Gençlerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

 

Ben sosyal medya kullanıcısı olmadığım için bire bir tepkileri ölçemiyorum. Ancak gazetelerden okuduğum ve etrafımdan duyduğum kadarıyla dizimizin şimdiden büyük bir hayran kitlesi var.