"En tok anımda iki lahmacun yerim"

11 Ocak 2019 Cuma 16:07
Emre Saygı'nın hazırlayıp sunduğu, Türkiye’nin ilk interaktif talk show programı 'Hadi Be'ye, 'Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim' adlı kitabı ile adından söz ettiren yazar Nilgün Bodur konuk oldu.

Nilgün Bodur, hem 'Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim' kitabı hem de bilinmeyen yönlerini anlattı.

 

“Konuşmayı seviyorum ama yazmayı da seviyorum”

 

Ünlü yazar, "Nilgün Bodur 19 Kasım 1974’te akrep olarak dünyaya geldi. Herkes kadar sıradan trajediler yaşayarak bugüne geldim. Ama Nilgün Bodur’un eskisini merak ediyorsanız? Avusturya Lisesi mezunuyum, İstanbul işletmeyi bitirdim, işletmecilik veya bankacılık yapamam dedim. Dışa dönük bir yapım var konuşmayı seviyorum ama yazmayı da seviyorum. Bu işi yapamayacağım dedim sonra bir arkadaşım bana halkla ilişkiler teklif etti.  Başarılı bir pazarlamacıydım 360 derece pazarlama yapıyordum. Sosyal medya çıktı mı sosyal medya yapıyordum dergi çıktı mı dergi, gazete billboard satın alma yapıyordum" dedi. 

 

“Kolum kısa ve birde yamukluk var”

 

Selfie çekme sorunu olduğunu anlatan Bodur, "Kolum kısa, bir de yamukluk var. Annem kundakta ne yaptıysa bana böyle bir halim var. Zaten solağım ve kameralarda her şeyi sağlaklara göre yapılmış. Selfie'yi çekmeyi beceremedim. Şimdi biraz daha iyiyim, çubuklar yardımcı oluyor" şeklinde konuştu.

 

“Güzel geçiriyorum, kibar geçiririm”

 

Bodur, "İş yerinde birine kızıyorum. Örneğin, yorum yazıyorum sosyal medyada 'Allah cezanı versin' filan diye tabii bunu bu şekilde değil, daha düzgün bir kalemle yazıyorum. Gizliden gizliden giydiriyorum, sonra giydirdiğim kişi beni arıyor 'Ne güzel yazmışsın' diyor. Ben de içimden 'Sana yazdım bunu' diyorum. Güzel geçiriyorum, kibar geçiririm. Hiç mahkemelik olamam kimseye geçirmemle, o kadar kibar geçiririm öyle de düşünürüm."

 

“Mutlu bir çocuktum”

 

Çocuktun döneminden bahseden Nilgün Bodur, "Mutlu bir çocuktum ve çok çalışkandım.  3-4 yaşında okuma yazma öğrenmişim. O zamanlar böyle kreş yok bir şey yok ablam ilkokul 1'e gidiyor diye ben de onunla öğrenmişim. Hep okurdum, okumayı çok severdim. 4 yaşımdan itibaren kitap okumaya başladım. Annem 'Vazo gibi çocuktun. Seni bir yere koyuyordum orada kalıyordun' derdi" ifadelerini kullandı.

 

"Tek hayalim sadece yemnek"

 

Yemek yemeye olan  düşkünlüğünden bahseden yazar, "Yemek için ölürüm, yemek için yaşıyorum. En tok anımda iki lahmacun yerim. Benim tek hayalim sadece yemek. Tek başına olmanın hep artı yanı ne biliyor musunuz? Sumaklı soğanlı lahmacun sarabiliyorsun, ciğer yiyebiliyorsun" dedi.

 

“Hepsini sattım, sokak hayvanları için verdim”

 

Ayakkabıya olan düşkünlüğünü anlatan Bodur, "Ayakkabıya olan düşkünlüğüm vardı. Instagram’a ilk başlayışım ayakkabıydı. Zamanla hepsini sattım ve elde ettiğim geliri sokak hayvanları için verdim. Ayakkabıyı bulamazsam ya istetirim ya da bir numara büyük alıp içine kalıp koyarım. Yeter ki giyeyim onu" şeklinde konuştu.

 

“Ben kitap yazdım değişmedim benim hayatım değişti kitap yazdım”

 

"Popüler olduktan sonra kendinde değişen bir huy gördün mü?" sorusuna Nilgün Bodur, "Kitap yazdın değiştin diyorlar. Hayır ben kitap yazdım hiç değişmedim, benim hayatım değişti çünkü kitap yazdım. Bende değişim olmadı, senelerdir böyleyim. Beni 20 senedir tanıyan insanlara sorsanız bunu söylerler" ifadelerini kullandı.