Vaka atışında rekor üstüne rekor kırılıyor: "Hastanelerde ameliyathaneler bile yoğun bakıma dönüştürülüyor"

7 Nisan 2021 Çarşamba 22:56
Vaka atışında rekor üstüne rekor kırılıyor:
Türkiye, koronovirüs vakaları artışında listenin zirvesine yerleşmek üzere. Günlük 50 bine yakın vaka bildiren Türkiye'de tam kapanma dahil birçok seçenek tartışılıyor. Uzmanlar, acil önlem alınması konusunda hem fikir.

Koronavirüs verilerinin derlendiği 'Worldometer' isimli internet sitesine göre, dünya genelinde Türkiye, en çok günlük vaka bildiren ülkeler arasında Hindistan, Brezilya ve ABD'nin ardından 4. sırada yer aldı.

 

Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilerde 302 bin 108 testten 54 bin 740'ı pozitif çıktı.

 

Paylaşılan veriler, Türkiye'de pandeminin başından bu yana kaydedilen en yüksek günlük vaka sayısı oldu.

 

Artan vaka sayıları nedeniyle hastanelerin yoğun bakım ünitelerinin dolduğu belirtiliyor.

 

Artış hızının böyle devam etmesi durumunda doktorların yoğun bakım için hasta seçmek zorunda kalacağı ifade ediliyor.

 

Uzmanlar, tam kapanma dahil birçok sıkı önlemin değerlendirilmesi gerektiği konusunda hem fikir.

 

"Tam kapanma gerekiyor"

 

Konuyla ilgili Independent Türkçe'ye konuşan Türk Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği Genel Başkanı Ebru Kıraner, İstanbul ve Ankara gibi birçok şehirde yoğun bakım ünitelerinin dolduğunu söyledi.

 

Artan vaka sayıları nedeniyle İstanbul'daki büyük hastanelerin ameliyathanelerinin bile yoğun bakıma dönüştürüldüğü belirten Kıraner, "Böyle devam ederse yoğun bakıma ihtiyacı olan korona hastaların yatağa ulaşamama gibi ciddi bir sorunumuz olacak" dedi.

 

Koronavirüs ile mücadele eden sağlık çalışanlarının tükenme aşamasına geldiğini kaydeden Kıraner, "Hayatımız sil baştan değişti. Mesela sağlık çalışanları hala ailesi ile oturup birlikte sofraya oturamıyor. Ayrıca kısa çalışma ödeneğinin sonlandırılıyor olması çok ciddi problem. Çünkü özel hastanelerde çalışan pek çok meslektaşımız asgari ücret ile çalışıyor. Haftada 40 saat değil neredeyse gün aşırı 24 saat çalışıyor ve nöbet tutuyorlar" diye konuştu.

 

Kongrelerin düzenlenmesi, otobüs dolusu insanların taşınması ve yasakların bir türlü istenilen düzeyde olmaması gibi nedenlerin sağlık çalışanların yükünü daha da artırdığını ifade eden Kıraner, şunları kaydetti:

 

"Vaka oranların düşürülmesi ve yeterli önlemin alınması için defalarca çağrıda bulunduk. Yapılması gereken belli ve bilim adamları da tam kapanmanın olması gerektiğini söylüyor. Tam kapanma şarttır. Ama ülkenin içinde olduğu ekonomik durumda ortada. Herkes gibi biz sağlık çalışanları da ekonomik sıkıntılar yaşıyoruz. Bu şartlarda tam kapanma yapılabilir mi? Şahsi fikrimi söyleyecek olursam yapılacak gibi gözükmüyor."

 

"Hükümet tam kapanma kararı alabilir"

 

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat da özel hastanelerde yoğun bakım ünitelerin tehlike sınırına yaklaştığını kaydetti. 

 

Bahat, vaka artış hızının bir hafta daha böyle devam etmesi durumunda hükümetin tam kapanma kararı alabileceğine işaret etti.

 

Türkiye'nin yoğun bakım yatak sayısı, oranı ve donanımı açısından Avrupa'nın birincisi ve yetişmiş eleman sayısının hiçte azımsanmayacak düzeyde olduğunu kaydeden Bahat, " Vaka artış hızı çok ciddi boyutlara vardı. Korona hastaları için ayırdığımız kapasitenin son yüzde 10-15'ine yaklaştık" ifadelerini kullandı. 

 

Korona hastaları dışında felç, astım, kalp ve kanser gibi hastaların da yoğun bakım ünitelerinde tedavi gördüğünü aktaran Bahat, sınırın sonuna yaklaştıklarını belirterek şunları söyledi:

 

"Zor durumda ilave kapasite bulunmaya çalışır ama yoğun bakımlarda doluluk ne kadar artarsa hastayı kaybetme olasılığımız da o kadar artıyor. Yani hastanın can güvenliği temin edilerek yatırılmalı. Dışarda insan kalmıyor diye hastaneye almak ve bakamamak gibi bir durum sözkonusu olmamalı. Mesele birazda vatandaşa kalıyor. 50 bin sınırına dayandık. Bu sayılarla bir hafta daha devam edilemez. Tam kapanmayla vaka sayıları hızla azalır ama ülke olarak ekonomik maliyeti nasıl kaldırırız bilemiyorum."

 

"Maalesef gerekli hassasiyet gösterilmedi"

 

Acil önlem alınması gerektiğini söyleyen bir diğer isim ise Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Genel Başkanı Dr. Özlem Sezen.

 

Aşıların artırılması ve toplu hareketlerin azaltılarak kontrol altına alınmasının alınacak acil tedbirlerin başında geldiğini ifade eden Sezen, "Sağlık çalışanlarının eş ve beraber yaşadıkları yakınları ile öğretmenlerin hızla aşılanması ilk aşılanması gerekenlerin sırasına alınması gerekirdi. Maalesef bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmedi. Seyahatlerde araçlardaki doluluk oranı kontrol edilmiyor. Buna daha fazla dikkat edilmeli. Ayrıca kamu spotlarıyla da özellikle aşı konusunda bilgilendirme yapılmalı" değerlendirmesinde bulundu.

 

Artan vaka sayılarıyla beraber sağlık çalışanlarının da sıkıntılarının artığını kaydeden Sezen, sözlerine şöyle devam etti:

 

"Aile hekimleri olarak her hastaya ulaşmaya çalışıyoruz. Bize danışan her hastaya bilgi veriyoruz. Ancak son vaka artışları hepimizin moralini bozdu. Motivasyon kaybı yaşadık. Gerçekten sağlık çalışanları çok yoruldu. Ayrıca atama bekleyen birçok sağlık çalışanın ataması hala yapılmadı. Bunların bir an önce atamaları yapılarak gerekli eğitimin ardından sağlık çalışanlarına verilmesi sağlanmalı."

 

KAYNAK: INDEPENDENT TÜRKÇE - ABDULHAKİM GÜNAYDIN