Uğur Dündar: Sosyal medya cellatları saldırıya geçti

12 Haziran 2019 Çarşamba 12:27
Uğur Dündar: Sosyal medya cellatları saldırıya geçti
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayları Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu'nu karşı karşıya getirecek açık oturumun moderatörlüğünü reddeden Sözcü yazarı ve gazeteci Uğur Dündar, hakkındaki iddialara yanıt verdi.

Gazeteci Uğür Dündar, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adayı Ekrem İmamoğlu ve AKP'nin adayı Binali Yıldırım arasında yapılması planlanan tartışma için kendisine yapılan moderatörlük teklifi sonrası, Yıldırım'ın seçilmesi için faaliyet gösterdiğini öne süren bazı sosyal medya kullanıcılarının saldırıya geçtiğini iddia etti.

 

Uğur Dündar, Sözcü gazetesinde "Tarihe not düşüyorum" başlığıyla yayımlanan yazısında "Bu yazı, günümüz Türkiye'sinde bağımsız bir gazetecinin işinin ne kadar zor olduğu gerçeğini tarihe not düşmek amacıyla kaleme alınmıştır" dedi.

 

"Muhalif gazeteci" kimliğiyle kendisine yapılan teklifin "ilk bakışta gurur verici" olduğunu anlatan Dündar teklifin "Taktiksel açıdan da zekice düşünülmüş bir ön alma olduğunu ve böylece seçmene " en kendime güveniyorum. Öyle ki muhalif gazeteci Uğur Dündar'ın yönetimini de kabul ederim!.." mesajının verilmek istendiğini belirtti.

 

"Bu gelişmeler olurken sosyal medyada trol denilen bindirilmiş kıtalarca, bana karşı korkunç bir linç kampanyası başlatıldı." diyen Dündar şöyle devam etti;

 

"Ortada cevap bulunması gereken çok önemli bir soru vardı: ‘Teklif AKP'nin adayı Binali Yıldırım'dan geliyor ama hemen sonrasında mesajlarıyla onun seçilmesi için faaliyet gösterdiklerini öne süren sosyal medya cellatları saldırıya geçiyorlardı. Bunun amacı ne olabilirdi?..’ Siz olsanız bu soruyu kendi kendinize sormaz mıydınız? Bu ürkütücü gelişmeden işkillenmez miydiniz?.."

 

Dündar daha sonra yazısında bu sorunun cevabını Karar gazetesi yazarlarından Akif Beki'nin verdiğini söyedi ve Beki'nin şu satırlarına yer verdi.

 

‘Şöyle şüphelenmez miydiniz: Yoksa beni komplekse sokup tarafsız görünebilmek için İmamoğlu'na gereksiz müdahale ettirmeye mi oynuyorlar. Ve, (kimi) muhafazakarlara antipatik gelen gölgemi üzerine düşürerek İmamoğlu'nu yıpratmaya…Hem de hakemin haksızlıklarına uğrayan mağdur ve deplasmandaki taraf havasına büründürüp Yıldırım'a avantaj ve sempati kazandırmaya mı!..

 

AK Parti kampanyasının, bugüne kadarki en başarılı ve zekice hamlesiydi. Az çok çalışacak, işe yarayacaktı bana sorarsanız. Fakat bu ikili oyunu acemice belli ederek Dündar'ın, üstünden yapılan hesabı görmesini de yine kendileri sağladı, başkası değil. Ne yapsa yaranamayacaktı. Dündar da egosuna yenilmedi, adını korumak ve seçim manipülasyonlarına alet olmamak için rasyonel bir kararla çekildi…’

 

Dündar yayından vazgeçme kararını da şöyle açıkladı;

 

"Anlayacağınız ağzımla kuş tutsam, iki tarafa da yaranamayacak, çift yönlü saldırının hedefi olacaktım. Yayın gecesi ağzımdan çıkan her sözcük çarpıtılacak ve hazırlanan senaryoya uygun algı yaratılacaktı. Reddetme kararıma gösterilen tepki bir ölçüde beni sevenlerin samimi duygularını yansıtmakla birlikte, büyük oranda bu senaryonun bozulmasından kaynaklanıyor.

 

Altını çize çize belirtiyorum: Baskı yapılması ya da yayının banttan istenmesi nedeniyle reddettiğimle ilgili iddialar, birer büyük yalandan ibaret. Güya önce kabul edip, sonra caymışım. Bu da yalan… Daha resmi teklif yapılmadan moderatörlük hakkımdan feragat etmemin tek nedenini tüm içtenliğimle açıkladım. Sorunlarla dolu demokrasimizi, hatta birlikte yaşamamızı bile tehdit eden kutuplaşmanın ulaştığı korkunç boyut."