Türkiye’nin eğilimleri araştırması: Kutuplaşma son dört yılın zirvesinde

7 Ocak 2021 Perşembe 16:45
Türkiye’nin eğilimleri araştırması: Kutuplaşma son dört yılın zirvesinde
Kadir Has Üniversitesi’nin ‘Türkiye’nin Eğilimleri’ araştımasının 2020 sonuçlarına göre siyasal kutuplaşma olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 55.9 ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.

2010 yılından bu yana üniversitenin öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinatörlüğünde yapılan araştırma Türkiye temsiliyetine sahip 26 il kent merkezlerinde yaşayan 18 yaş üzeri 1000 kişiyle yapılan görüşmelere dayanıyor.

 

Buna göre Türkiye’de halk, corona virüsü salgınından sonraki en önemli sorunu geçen yıl olduğu gibi hayat pahalılığı ve işsizlik olarak görüyor. Covid-19 salgınının sağlık kadar ekonomiyi de etkilemesi işsizlik oranınında artışa neden olurken, toplumun yüzde 51.8’i ekonomik durumunun kötüye gittiğini belirtiyor.

 

En önemli sorun salgın ve hayat pahalılığı

 

Türkiye’nin en önemli sorunu yüzde 23.5’lik oran ile ‘corona virüsü salgını‘ oldu. İkinci sorun ise yüzde 20.7’lik oranla ‘hayat pahalılığı ve işsizlik‘ olurken üçüncü sırada yüzde 12.3’le ‘ekonomide yaşanan sorunlar’ yer aldı. Listeyi hak ve özgürlüklerin sınırlanması yüzde 12.3, ‘terörle mücadele’ yüzde 8 ve ‘mülteciler’ yüzde 6’lık oran ile takip etti.

 

Yarısı borçlarının seviyesinden endişe duyuyor

 

“Son bir yılda yaşanan ekonomik gelişmeler sizi nasıl etkiledi” sorusuna yanıt olarak yüzde 51.8’i ekonomik olarak daha kötüye gittiğini belirtirken, yüzde 51.1 “Kendimi/ailemi geçindiremiyorum” şeklinde yanıtladı.

 

“Borçlarımın seviyesinden endişe duyuyorum” diyenlerin oranı yüzde 48.9 olurken, katılımcıların yüzde 33.4’ü “Gelirim aylık tüketim harcamalarımı karşılamaya yeterli”, yüzde 30.5’i “Ekonomik olarak daha iyi durumdayım” dedi. Yüzde 29.3’ü “Mevcut finansal durumumdan memnunum“, yüzde 28.6’sı ise “Emekliliğim için yaptığım tasarruf ve yatırım miktarından memnunum” yanıtını verdi. 

 

Salgında en az başarılı bulunan Milli Eğitim Bakanlığı

 

Katılımcıların 59.2’si Covid-19 nedeniyle açıklanan destek paketlerini başarılı bulduğunu bildirdi. “Belediyelerin aldıkları önlemleri başarılı buluyorum” diyenlerin oranı yüzde 57.7 olurken, katılımcıların yüzde 57.7’si “Hükümetin politikalarını genel olarak başarılı buluyorum”, yüzde 55’i, “Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere güveniyorum” şeklinde cevap verdi.

 

Sürece yönelik başarı değerlendirmelerinde en son sırada ise yüzde 52.7 ile ‘Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim planlamaları’ yer aldı. 

 

Çin aşısı tercih sıralamasında dördüncü

 

‘Çeşitli ülkelerin Covid-19 aşısı üretmesi durumunda aşı olma isteği‘ne ilişkin soruya Türk halkının yüzde 70.2’si üretilmesi halinde Türkiye menşeli aşıyı tercih edeceklerini belirtti. Yüzde 46.7 ile Almanya ikinci sıraya yerleşirken; listeyi Rusya yüzde 43.2, Çin yüzde 41.3, ABD yüzde 41.1, ve Britanya yüzde 40.6 ile takip etti.

 

En az güven medya kuruluşlarına

 

Türk halkının en güvendiği kurumlar sıralamasında ilk üç sırada yine Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma ve Polis yer aldı. Bu yıl ilk kez ölçülen Türk Tabibleri Birliği ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de üst sıralardan en güvenilen kurumlar listesine girdi. Listenin sonunda yer alan kuruluşlar ise RTÜK, TÜİK, ÖSYM ve medya kuruluşları oldu. En az güvenilen kurum, bu sene de değişmeyerek yüzde 31.9’luk oran ile medya kuruluşları oldu.

 

Siyasal kutuplaşma ekseninde laik-dindar öne çıktı

 

Araştırmaya göre Türkiye’de siyasal kutuplaşma olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 55.9 ile son dört yılın en yüksek rakamına ulaşmış durumda. Kutuplaşmanın ekseni olarak ise yüzde 42.9 oranı ile laik-dindar ve yüzde 28.6 ile sağ-sol ayrımı öne çıkıyor. Hükümet politikalarına bakış, ülkenin tercih edilen siyasi sistemi ve demokrasiye destek gibi konulardaki ayrımlar da siyasi kutuplaşmaya işaret ediyor.

 

Milliyetçilik, dindarlık ve sağ-sol cetveli üzerinden yapılan değerlendirmelerde, Türk halkının büyük kısmının (yüzde 82) kendisini orta veya ileri düzeyde milliyetçi, muhafazakar, ve dindar olarak tanımladığı görülüyor. Buna karşılık araştırmada 18-20 yaş grubunda olanlar için tüm bu düzlemlerde diğer yaş gruplarına göre daha düşük düzeylerde ölçümler tespit edildi.

 

Katılımcıların çoğunun hane geliri 4 bin liradan az

 

Araştıma için görüşülen kişlerde kadın-erkek oranı yarı yarıya olurken, yüzde 62.1’i evli kişilerden oluşuyor.

 

Yaş aralığında ise yüzde 24.9’la çoğunluluğu 25-34 yaş arası kişiler oluşturuyor.

 

Ortalama hane gelirinde 2-3 bin lira arası yüzde 31.5’le çoğunlukta. 5 bin lira gelirin üstünde olanlarda oran yüzde 22.2.

 

Görüşülen kişilerin eğitim düzeyinin ise neredeyse yarısının (yüzde 48) ilkokul seviyesi olması dikkat çekiyor. Bunu yüzde 30.7 ile lise, yüzde 20.2 ile üniversite izliyor.

 

Katılımcıların yüzde 42’si 2018 seçimlerinde AKP’ye or veren kişilerden oluşurken bunu sırasıyla CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti izliyor.