Prof. Sencer Ayata: Başkanlık makamında tüm gücü elinde tutan bir yapı oluştu; devletteki parti, parti örgütünün önüne geçti

16 Eylül 2019 Pazartesi 10:07
Prof. Sencer Ayata: Başkanlık makamında tüm gücü elinde tutan bir yapı oluştu; devletteki parti, parti örgütünün önüne geçti
“Kılıçdaroğlu dini değerlere çok duyarlı davranıyor, ama AK Parti din özgürlüğünü ve dine saygıyı, dinin etkisini her alana yayma şeklinde yorumluyor...”

Geçen yasama döneminde parlamentoya ve CHP yönetimine giren, bir dönem Harvard Üniversitesi’nde ders veren ODTÜ Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sencer Ayata, “AKP’nin seçmen tabanındaki en zayıflayan halkaların gençler, muhafazakâr Kürtler, merkez sağ seçmen ve ılımlı muhafazakârlar” olduğunu söyledi. Ayata, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ni değerlendirirken, “Başkanlık makamında danışmanları, kurulları, bürokrasisi ve teknokrat bakanlarıyla tüm gücü elinde tutan bir siyasi-bürokratik yapı oluştu. Bu yapı devletin kaynaklarını dağıtıyor. Hatta kontrolündeki bürokrasi vasıtasıyla bazı siyasi faaliyetleri de yürütüyor. Devletteki parti, parti örgütünün önüne geçmiş durumda. Örgüt, hatta vekiller dışlandıklarını hissediyorlar” görüşünü dile getirdi.

 

Siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel araştırmalar yapan CHP Bilim Yönetim Kültür Platformu’nun da kurucu başkanı olan Prof. Sencer Ayata, Karar gazetesindeki “Eğrisi Doğrusu” başlıklı sayfasında söyleşiler yapan Taha Akyol’un sorularını yanıtladı. Söyleşi, Sencer Ayata’nın analizine atfen “Muhafazakâr orta sınıf değişiyor, bireyselleşiyor” başlığıyla yayımlandı.

 

Prof. Ayata, seçmen davranışlarındaki etmen ve gelişmeleri irdelerken “göç, geleneksel ilişkilerin çözülmeye başlaması, zaman içinde kentlileşme ve bireyselleşme” sürecine işaret etti.

 

Sık dile getirdiği ‘yeni orta sınıf’, ‘şehirli seçmen’ kavramları üzerine de konuşan Prof. Ayata,  "Sosyologlar ücretli ya da kendi hesabına çalışan beyaz yakalılar ile profesyonelleri ‘yeni orta sınıf’ olarak tanımlıyor. Ayırt edici özellikleri bulundukları konumlara eğitimleriyle, gelmiş olmaları. (…)  Bunların siyasi görüşleri aynı değil. İslami/muhafazakar, milliyetçi, HDP’li ya da liberal-kozmopolit yeni orta sınıflardan söz edebiliriz. Ama Türkiye’de en büyük kesimi kendilerini modern, laik, cumhuriyetçi olarak tanımlayanlar oluşturuyor” dedi. 

 

Ayata, muhafazakâr orta ve alt orta sınıfların ise “koyu dindar/İslamcı orta kesimden çok” AKP içinde de eleştirilerin yakın zamanda üzerinde yoğunlaştığı, "dinle ilişkileri özü itibariyle bireyselleşen muhafazakâr girişimci sınıfın yaşam tarzına öykündüğü” yorumunda bulundu.

 

‘AK Parti’ye göre dine saygı, dinin etkisini her alana yaymak’

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, din-laiklik tartışmasındaki gerilimi azaltmak için önemli adımlar attığını, “dini değerlere saygı konusunda çok duyarlı davrandığını vurgulayan” Sencer Ayata, şöyle devam etti:

 

“Ama bu resmin bir yüzü. AK Parti din özgürlüğünü ve dine saygıyı, dinin etkisini her alana yayma şeklinde yorumluyor. Siyasi iktidar dinin, devlet başta tüm kurumlar üzerindeki otoritesini artırmaya çalışıyor. Eğitimde müfredatı, dershane atmosferini, okul iklimini, okul yönetimini buna göre belirlemek istiyor. Devlet inanç gruplarına farklı mesafede durmaya devam ediyor. Din siyasete alet ediliyor. Bunlar semboller üzerinden yürütülen polemikler değil. Devlet yönetimi, eğitim, adalet sistemi ile doğrudan ilgili sorunlar. O nedenle de dini ve seküler alanların sınırlarının ne olması gerektiği üzerindeki tartışmalar sürüyor.”

 

Prof. Dr. Sencer Ayata, kutuplaşma tartışmasına değinirken de, “Başkanlık sisteminin getirdiği ‘artı 1 mantığı’ bir yandan ittifaklar yaratıyor, diğer yandan ittifaklar arası gerilimleri tırmandırıyor” dedi.

 

Taha Akyol'un Sencer Ayata ile yaptığı söyleşinin tamamını okumak için tıklayın