Dilipak: Ben atanmamış sözcüyüm, benim şahsımda bu partinin kurucu iradesi yargılanıyor

1 Ağustos 2020 Cumartesi 11:05
Dilipak: Ben atanmamış sözcüyüm, benim şahsımda bu partinin kurucu iradesi yargılanıyor
İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kadınlara “fahişe” ifadesini kullanan Dilipak, şahsına açılacak dava için “Demek ki kaderde bu da varmış. Biyografime yazacak bir hatıra daha çıktı” dedi.

AKP, bir yazısında kadınlara yönelik hakaret içeren ifadeler kullanan Akit yazarı Abdurrahman Dilipak'a dava açmaya hazırlandığını açıkladı.

 

Dilipak, Akit’in internette yaptığı bir canlı yayında kendisine dava açılmasını yorumladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik dava açılacağından haberi olduğunu ifade eden Dilipak, şu görüşlerini dile getirdi:

 

Benim şahsımda bu partinin kurucu iradesi yargılanıyor. Benim yargılama sürecimde de o kitleler bunu affetmeyecek. Ben bunları kendi adıma söylemedim, ben atanmamış bir sözcü gibiyim. Bu tür olayları da ilk defa yaşamıyorum. Ben 28 Şubat’ta da, 12 Eylül’de de, 12 Mart’ta da, 15 Temmuz’da da meydanlardaydım.

 

“Beni de yargılayacaklarına göre helal olsun. Bu kadarını beklemiyordum doğrusu. Demek ki kaderde bu da varmış. Biyografime yazacak bir hatıra daha çıktı” ifadesini kullanan Akit yazarı, bir bayram günü kendisine dava açılacağının açıklanmasının “ucuz ve basit olduğunu” söyledi.

 

Erdoğan’ın okuduğu şiir yüzünden cezaevine girmesini hatırlatan Dilipak, şöyle konuştu:

 

"Tayyip Erdoğan şiir okuduğunda ben 70 bin imza toplamıştım “Bu şiiri biz de okuyoruz” diye. Benim bu yazımın altına 70 bin insan imza atar, denesinler. Halep oradaysa arşın burada. Anlatmaya çalıştığım hikaye, AK Parti’nin de ANAP gibi sonunu getireceksiniz. FETÖ zihniyetidir, bu FETÖ aklıdır. Birileri bu mesajı aldı. Benim mesajımın nereye gittiğini Anadolu’daki insanlar anlıyor. Herhangi bir endişem üzüntüm yok. Beklemiyordum doğrusu."

 

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'ın 27 Temmuz 2020 tarihinde ‘AKP'nin papatyaları' başlığıyla kaleme aldığı köşe yazısında kullandığı ifadeler AK Partili isimlerin de tepkisini çekti.

 

Dilipak, köşe yazısında şunları söylemişti:

 

ANAP'ı o ‘Papatyalar', o ‘Lale Devri çocukları' bitirdi. AK Partiyi de, bu Erguvani AKP'nin ‘Papatyaları'(!?) bitirecek bu gidişle" ifadelerine yer veren Dilipak, "AK Parti içindeki AKP'liler konuşuyor, AK Partililer susuyor. AKP'liler terfi etti zenginleşti, itibar sahibi oldular. Kaymağı onlar yiyor, parayı onlar veriyor. Camiye, okula, yurda parayı veren de onlar. Eee, parayı veren düdüğü çalıyor. Kem alat ile kemalat olmuyor. Haram para ile hayır olmayacağı gibi.

 

Akit yazarı devamla "AK Parti içindeki AKP'liler, FETÖ'nün zihniyet ikizi gibi davranıyorlar. Hem uluslararası fonlarla destekleniyorlar hem de kamu fonlarını kullanıyorlar. Malum 'Yeşil Sermaye' de bunlara sponsor olabiliyor. Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim 'Yeşil sermaye' davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi? Konfeksiyoncu, gıda zinciri, finans kuruluşu, ses ver Türkiye! Ne bekliyorsunuz!" ifadelerine yer verdi.

 

Köşe yazısında İstanbul Sözleşmesi tartışmalarına da değinen Dilipak, ‘felaket' olarak nitelendirdiği sözleşmenin sorumlusunu Fatma Şahin olarak gösterdi ve ekledi:

 

Şahin hâlâ bu yönde genelgeler yayınlıyor. Toplumdaki öfke konusunda sanırım bilgi sahibi değil. KADEM bir, Fatma Şahin iki. KADEM aile ile yakın ilişkisi sebebi ile daha öncelikli olarak akla geliyor.

 

AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin, Twitter’dan yaptığı bir duyuru ile Dilipak’a dava açacaklarını duyurdu.