Abdüllatif Şener: Erdoğan'ın politikaları Kudüs’ü İsrail'in başkenti haline çevirdi

16 Mayıs 2018 Çarşamba 18:33
Abdüllatif Şener: Erdoğan'ın politikaları Kudüs’ü İsrail'in başkenti haline çevirdi
AKP'nin kurucularından Abdüllatif Şener, “Davutoğlu ve  Erdoğan politikaları doğrudan doğruya Kudüs'ü İsrail'in başkenti haline çevirmiştir" dedi. 

AKP'nin kurucularından Abdüllatif Şener, Suriye Devleti ile PYD'nin dışında Suriye’de bulunan tüm silahlı gruplar ile onların destekçilerinin İsrail'in stratejilerine hizmet ettiğini söyledi. Şener, “Davutoğlu ve  Erdoğan politikaları doğrudan doğruya Kudüs'ü İsrail'in başkenti haline çevirmiştir" dedi. 

 

Altı yıl önce katıldığı bir televizyon programında, “Kudüs’ü Başkent yapacaklar ve İsrail’in Kudüs’ü başkent yapmasına yönelik gelişmeleri ortaya çıkaran, bu yolu açan ve destekleyen sayın Erdoğan’dır. Aynı Erdoğan İsrail Kudüs’ü işgal ettiğinde bağıracaktır, kızacaktır” diyen AKP kurucularından, eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendirmelerde bulundu. 

 

Şener, İsrail'in Filistin halkına karşı uyguladığı katliama ilişkin, "Sayın Erdoğan'ın politikalarına da baktığımız da; yaptığı işler doğrudan doğruya İsrail'in stratejilerine uygun düşmektedir" dedi.

 

'OLAYLARIN BAŞLANGICINDAN BELLİYDİ'

 

6 yıl önce söylediği sözlere açıklık getiren Şener, emperyalist ülkeler tarafından Suriye'ye sokulan örgütlerin İsrail'i rahatlatmak amacını taşıdığını kaydetti. Şener, şöyle devam etti: "Benim yaptığım konuşma Suriye'deki olaylar patlak verdikten sonra yani  15 ay sonraki sürece rastlamaktadır. Ve bu süre içerisinde meydana gelen gelişmeler, El Kaide bağlantılı pek çok çetenin ortalığı kavurması, tozu dumana çevirmesi ve bunun sonrasında İsrail'in elindeki kozlara baktığımız taktirde yapacağı ilk işlerden birisinin Kudüs'ü başkente çevirmek  olacağını görmüştüm. O nedenle İsrail'in yapacağı ilk işin Kudüs'ü İsrail'in başkenti haline getireceğini ifade etmiştim. Özellikle ABD'nin Büyükelçilik açması bir dönüm noktasıdır. ABD'nin Kudüs'te büyük elçilik açma suretiyle, artık  dünyanın da gözünde Kudüs temsilen bir başkent haline dönüşmüştür. O olayların başlangıcından belliydi."

 

'TÜRKİYE DESTEK OLMUŞTUR'

 

"Türkiye Kudüs'ün İsrail başkenti olması politikalarına destek olmuştur" diyen Şener, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın uyguladığı politikaların doğrudan doğruya Kudüs'ü İsrail'in başkenti haline getirdiğinin altını çizdi. Şener, şöyle devam etti: "Nasıl olmuş diye derseniz, şimdi Suriye'de çatışan gruplara baktığınız zaman, burada Suriye Devleti bütünlüğünü sağlamak maksadıyla değişik silahlı gruplar ile çatışıyor. Diğer taraftan da ülke bütünlüğüne yönelik olarak, ana çizgisine uygun olarak şu ana kadar tavır sergilemiş olan PYD var. İkisi dışında yani Suriye Devleti ile PYD'nin tavrı dışında oradaki tüm silahlı gruplar tamamı ile işte  IŞID,  El Nusra, Ahrar, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bunların tamamı Suriye'yi kemirmeye çalışıyorlar. Suriye'yi dağıtmaya çalışıyorlar. İnsanları yağmalamaya çalışıyorlar. O grupları destekleyen herkes, İsrail stratejilerine bir anlamda hizmet ediyor. Dolayısıyla Türkiye de bu  emperyalist ülkeler ile birlikte Suriye'deki bu çeteler ile onların lojistiği ile finansmanı ile aracı olarak kullanılarak, bu noktaya getiriyor. Gelinen nokta da;  İsrail'in bu hamlesini doğurdu. Neticesinde de  Kudüs'ün başkent ilan edilmesi bu saydığım gelişmelerden kaynaklanıyor." 

 

'İSLAM ÜLKELERİ İSRAİL'iN DESTEKÇİSİ KONUMUNDADIR'

 

İslam  ülkeleri denilen ülkelerin büyük çoğunluğunun doğrudan doğruya İsrail'in destekçisi konumunda olduğunu da sözlerine ekleyen Şener, devamla şunları aktardı: "Yani Sayın Erdoğan'ın politikalarına da baktığımızda, yaptığı işler doğrudan doğruya İsrail'in stratejilerine uygun düşmektedir. Ama bunun halk tarafından anlaşılması işlerine gelmiyor. Çünkü İslam dünyasında böyle bir tepki var.  İsrail'in Filistin politikalarına karşı kamuoyu rahatsız. Bu nedenle de bu İsrail'in Filistin'e yönelik  politikalarına destek niteliğindeki yapmış oldukları işlerin  görünmez hale gelmesi için sürekli İsrail aleyhtarı söylemleri canlı tutmaya çalışıyorlar. Mitingler yapıyorlar,  ekranlarda İsrail karşıtıymış gibi söylemlerde bulunuyorlar. Tartışmalar yaptırıyorlar. Yayınlar yaptırıyorlar.  Ama bir yandan İsrail ile olan ilişkilerinde de  bilinçli olarak politikaları sürdürüyorlar. Ama bunu halk anlamasın diye de Filistin yanlısı söylemlerde bulunuyorlar."