10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı: Sorumluların yargılanması için mücadele edeceğiz

7 Ekim 2019 Pazartesi 14:18
10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı: Sorumluların yargılanması için mücadele edeceğiz
10 Ekim 2015’te gerçekleştirilmesi planlanan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik bombalı saldırıda hayatlarını kaybedenler, katliamın dördüncü yılında da Ankara İstanbul ve Merzifon'da mezarları başında anıldı.

Katliamın tüm sorumlularının yargılanması için mücadele sözü verilen  Ankara'daki anmada, Gar Meydanı’nda yapılması kararlaştırılan anıt için uluslarası bir yarışmanın başlatılacağı duyuruldu.

 

Evrensel'in haberine göre Karşıyaka Mezarlığı T19 Meydanı'nda bir araya gelen Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Mezar ziyaretlerinden önce kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu, 2015 yılında Türkiye'de şiddetin hızla tırmandığı bir dönemde karanlık güçlerin harekete geçtiğini belirterek, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının bunun örneği olduğunu dile getirdi. Bu ortama karşı ses çıkarmak ve barış talebini savunmak için Emek, Barış ve Demokrasi güçlerinin Ankara'da bir miting gerçekleştirme kararı aldığını hatırlatan Topçu, "Ülkemizin aydınlık yüzlü insanları, kadınları, gençleri, emekçileri bu anlamlı buluşmaya katılmak için ülkenin dört bir yanından geldi. Ancak patlayan iki bomba Ankara Garını kana buladı. 103 kardeşimiz hayatını kaybetti. Hastaneye götürme ve ilk yardım yapma çabalarımız gaz bombaları ile engellendi" dedi. Topçu, acıları ve öfkelerinin tazeliğini koruduğunu belirterek toplumu şiddet ve kaos ortamına sürükleyenleri asla unutmayacaklarını ifade etti. Devletin katliamı engellemek için gerekli önlemleri almadığını dile getiren Topçu, katliamın tüm sorumlularının hesap vermesi ve kamu görevlilerinin de yargılanması için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

 

Anıt için yarışma başlatılıyor

 

Katliamda yaşamını yitirenler için ismi "Demokrasi Meydanı" olarak değiştirilen Gar Meydanına geçici sembolik anıt yerine gerçek bir anıt yapılması için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla fikir birliğine vardıklarını ifade eden Topçu, bu doğrultuda hazırlanacak projenin belirlenmesi için TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim-Der ile uluslararası fikir ve tasarım yarışması düzenleyeceklerini duyurdu. Topçu, yarışma şartnamesinin önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağını belirterek Kasım 2019-Mart 2020 tarihleri arasında sürecek yarışma ile 10 Ekim Katliamını uluslararası kamuoyunun gündemine de taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.

 

"Barış bayraklarının yeniden kalkması için mücadele ediyoruz"

 

10 Ekim-Der adına konuşan İhsan Seyhan katliamın üstünden geçen 48 ayda birçok şey yaşandığını belirterek " Biz 10 Ekim'in artçı şoklarını da atlatmaya çalıştık. Ailelere davalar açıldı. Piyonlar yargılandı, kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmedi. Hala evinden çıkamayan insanlar var. Vicdanlarına sesleniyoruz, biz katilleri tanıyoruz" dedi. Barış istemeye devam edeceklerini ifade eden Seyhan "Gar meydanında düşen barış bayraklarının yeniden kalkması için mücadele ediyoruz. Bizi onlardan güçlü ve büyük kılanın bu olduğunu biliyoruz. 48 ay oldu, bin 48 ay olsa da o günün barış söylemi dalga dalga büyüyecek" diye konuştu.

 

"Kadınların ve çocukların sorunlarıyla ilgilenirdi"

 

Konuşmaların ardından katliamda yaşamını yitiren Korkmaz Tedik, İdil Güneyi, Uygar Coşgun, Sevgi Öztekin ve Ali Kitapçı'nın mezarları ziyaret edildi. İdil Güneyi’nin mezarı başında konuşan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir, BTS Ankara Şube yöneticisi olan İdil Güneyi’nin birçok kampanyanın ve çalışmanın içinde yer alan çalışkan bir insan olduğunu ifade etti. Özdemir, Güneyi’nin özellikle kadınların ve çocukların sorunlarıyla ve eğitimleriyle ilgilendiğini dile getirdi. İnsan hakları, eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Özdemir, “Bugüne kadar bedel ödemiş tüm arkadaşlarımızın yansımalarını mücadelemizde yaşatacağız” diye konuştu.

 

"Bundan sonra ağlamayacağız, mücadele edeceğiz"

 

Katliamda hayatını kaybeden Emek Partisi (EMEK) GYK üyesi Korkmaz Tedik’in babası Erdoğan Tedik, “Şu an oğlum Korkmaz’ın mezarı başındayım, ona söz verdim. Dik duracağız, mücadeleye devam edeceğiz. Onun zulme su gibi gülüşünü, vicdanlı duruşunu, zulme karşı direnişini asla unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu. Zulüm iktidarının son bulması için tüm emek, barış ve demokrasi güçlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Tedik, “Bundan sonra ağlamayacağız, mücadele edeceğiz, güçlerimizi birleştireceğiz” dedi.

 

“Emeğin iktidarı gerçekleşene kadar mücadele edeceğiz”

 

Erdoğan Tedik’in ardından konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan ise her yıl olduğu gibi yine hayatını yitirenlerin huzurunda olduklarını belirterek geçen bir yılda hayatını kaybeden yoldaşlarının bıraktığı bayrakları daha yükseğe çıkarmak için çalıştıklarını ifade etti. Dört yıl önce tek başına iktidar olamadığı için IŞİD’e yol veren AKP iktidarının bu katliamların müsebbibi olduğunu belirten Doğan, “Bugün gelinen noktada ise başkanlıklarını sürdüremeyeceklerini anladıkları için 40+1 formülü üretmeye çalışıyorlar. Onlar da biliyor ki artık ayaklarının altındaki zemin kayıyor. Bu kayan zeminden de kendine umut devşirmeye çalışanlar var. Ama biz onların da 10 Ekim katliamında kendilerine oy devşirmeye çalıştıklarını unutmadık. O dönemin başbakanı olduklarını da unutmadık. O nedenle biz diyoruz ki umut bizim kendi ellerimizde. Biz bugün Korkmaz yoldaşın şahsında bütün ölümsüzlerimizin huzurunda şunu ifade etmek isteriz ki barışı kazanıncaya kadar, ülkemizde demokrasiyi tesis edinceye kadar, işçilerin emekçilerin, Kürt halkının talepleri gerçekleşinceye kadar ve aslolarak emeğin iktidarı gerçekleşinceye kadar bu mücadele bayraklarını yılmadan daha yukarıya taşıyacağız” diye konuştu.

 

"Hiçbir katliamı unutmayacağız"

 

Katliamda yaşamını yitiren BTS üyesi Ali Kitapçı’nın mezarı başında konuşan eşi Emel Kitapçı ise katliamlara karşı hayatın her alanında var olmaya devam edeceklerini ifade etti. Devletin kendilerini ötekileştirmeye çalışmasına karşın bu toprakların asıl sahiplerinin kendileri olduğunu dile getiren Kitapcı, “Onlar hangi katliama başvurursa başvursun, hayatta kalan binlerce insan bu mücadeleye devam edecek. Hiçbir katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

 

"Bu mücadele bizim azmimiz ve sabrımızla şekillendi"

 

Avukat Uygar Coşgun’un mezarı başında konuşan eşi Mehtap Sakinci Coşgun, “Bu süreçte biz büyük bedeller ödeyen insanlar olarak büyük kazanımlar da elde eden büyük bir aile olduk. Bugün burada akrabalarım yok, bugün burada sizler varsınız” dedi. 2 yaşındayken babasını kaybeden oğlu Sarp’ın bugün ilkokula başladığını ifade eden Coşgun, Sarp’ın ilk kalemini bugün babasının mezarına getirdiğini söyledi. Çoşgun, “Bunu herkesin görmesini istiyoruz. Bugüne kadar hiçbir zaman ‘mağdur aileler’ olarak anılmak istemedik. Şunu göstermek istiyoruz. Biz yaşamaya devam ediyoruz, nefes almaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Asla ve asla ölümü kutsayan tarafta olmayacağız. Katledilen insanları da unutmayacağız. Bu mücadele bizim azmimiz ve sabrımızla şekillendi, şekillenmeye devam edecek. Bunu çocuklarımıza da öğreteceğiz” diye konuştu. 

 

"Barış bu ülke halkları için, herkes için güzel bir kelimedir"

 

10 Ekim Katliamı'nda hayatını kaybeden İTÜ İnşaat Mühendisliği öğrencisi Güney Doğan da İstanbul'da Çekmeköy'de bulunan Vahide Sultan Mezarlığı'nda anıldı. Anmaya Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan, babası Mustafa Doğan'ın yanı sıra, HDP ilçe yöneticileri, Emek Partisi Sancaktepe yöneticileri ile Halkevleri Eş Başkanı Nuri Günay ve Güney Doğan'ın arkadaşları da katıldı.

 

Anmada konuşan Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan, Barış mitinginin izinli bir miting olduğunu hatırlatıp devletin gereken güvenlik önlemlerini almadığına dikkat çeken Derman Doğan, "Bir bomba yetmemiş ki iki bomba patladı. İki bomba yetmiyormuş ki gaz sıkıldı. Gaz yetmiyormuş ki cop yediler. Belki Güney'im copla yıkıldı. Güney'imin astımı vardı. Belki nefes alamadı" dedi.

 

Oğluna duyduğu özlemi vurgulayan Derman Doğan, "Sen pırıl pırıl bir gençtin ve barış için gittin biliyorum. Ama egemenlere pırıl pırıl gençler değil katiller gerekliymiş. Pırıl pırıl gençlerimizi yok ettiler" diye konuştu.

 

Güney Doğan'ın babası Mustafa Doğan ise, Güney Doğan'ın barış talebinde bulunmak için Ankara'ya gittiğini hatırlattı ve "Barış herkesin arzusudur, herkesin istediğidir" diye söze başladı. "Barış bu ülke halkları için, herkes için güzel bir kelimedir, güzel bir duygudur" diyen Mustafa Doğan, 10 Ekim Katliamının barış talep edenlere karşı olduğunu vurguladı ve katliam sonrasında adaletin sağlanmadığına dikkat çekti. "Bu katliamları gerçekleştirenler, bu topraklarda bu gençleri heba edenler gerçekten yargılanmıyorsa bu ülkede gerçekten adaletin olduğuna kimseyi inandıramazlar" diye belirten Mustafa Doğan gerçek adalet talebinin ülke çapında bu katliamları gerçekleştirenlerin bağımsız mahkemelerde yargılanması ve cezalandırılmasıyla olabileceğini vurguladı.  Mustafa Doğan mahkeme sürecinde yaşadıklarına dikkat çekti ve "Gerçek adalet bu ülkenin emekçileriyle tüm ezilen halklarının ortak mücadelesi ile gelecektir" dedi.

 

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden EMEP ilçe yöneticisi Metin Kürklü katledilişinin 4. yılında Merzifon’da anıldı.

 

Merzifon Demokrasi Platformu tarafından yapılan anma etkinliğinde, platform adına, Arif Küçükkahyaoğlu, Emek Partisi adına İlçe Başkanı Erdal Alkan, Metin Kürklü’nün kardeşi Çetin Kürklü konuşma yaptı.