Gergerlioğlu’nun kaymakam Muhammed Fatih Safitürk iddiası: Çadır Kent’teki yolsuzluklar nedeniyle öldürüldü

29 Haziran 2022 Çarşamba 16:23
Gergerlioğlu’nun kaymakam Muhammed Fatih Safitürk iddiası: Çadır Kent’teki yolsuzluklar nedeniyle öldürüldü
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2016'da bombalı saldırıda hayatını kaybeden Mardin Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ün öldürülmesiyle ilgili çarpıcı bir iddiada bulundu.

HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mardin Derik Kaymakamı iken bombalı saldırı sonucu öldürülen Muhammed Fatih Safitürk cinayetiyle ilgili önemli bilgi ve belgelere ulaştığını açıkladı.

 

Gergerlioğlu, Safitürk’ün “Çadır Kent’te yapılan yolsuzluklara karşı çıkması” nedeniyle öldürüldüğünü, öldürülmeden bir gün önce dönemin Mardin Valisi Mustafa Yaman’ın kendisine “Öldürüleceksin” diye mesaj gönderdiğini iddia etti.

 

Safitürk’ün babası ve kardeşiyle yaptığı görüşmeleri aktaran Gergerlioğlu, cinayetle ilişkili olarak tutuklanan ve cezası Yargıtay tarafından onanan Şerif Mesutoğlu’nun masum olduğunu, cinayetin bilinçli olarak karanlıkta bırakıldığını belirtti.

 

Cinayette birçok cevapsız soru olduğunu da vurgulayan Gergerlioğlu, “Derik Emniyet Müdürü, neden olay yeri inceleme yaptırmadı? Apaçık ortada duran deliller neden bir an evvel süpürülüp bir traktöre konulup çöpe atıldı? Emniyet Amiri yargılanırken niye rütbe alarak Kayseri Asayiş Müdürü yapıldı? Vali Mustafa Yaman’ın gönderdiği ‘Öldürüleceksin’ mesajı araştırıldı mı, soruşturuldu mu? Vali ve Emniyet amirinin şaibeli olduğu iddia ediliyor. Neler oluyor, neden bu olayın üstü kapatılıyor?” diye sordu.

 

Gergerlioğlu, 11 Eylül 2016’da Mardin Derik Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün 10 Kasım 2016’da makamında uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Saldırıdan sonra eylemi PKK’nın gerçekleştirdiği açıklanmış, 71 kişi gözaltına alınmış ve 15 kişi tutuklanmıştı. Ancak yargılama sonucunda Derik Kaymakamlığında Yazı İşleri Şefi olarak çalışan Şerif Mesutoğu saldırının tek faili olarak iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl hapis cezası aldı. SEGBİS aracılığıyla katıldığı bir duruşmada kendisini yakma girişiminde bulunan Mesutoğlu, suçsuz olduğunu ve adil yargılanmadığını iddia ederek açlık grevi yaptı. Mesutoğlu’nun aldığı ceza Yargıtay tarafından onandı. Dosya son olarak Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

 

“CİNAYETİ ŞERİF MESUTOĞLU İŞLEMEDİ”

 

Gergerlioğlu’nun açıklamalarının tamamı:

 

“Yıllarca Safitürk cinayetinin faili olarak Şerif Mesutoğlu gösterildi. Ben burada yıllardır, her hafta Şerif Mesutoğlu’nun cinayeti işlemediğini, gerçek katil olmadığını, Yargıtay onamasına rağmen Anayasa Mahkemesi’nin adil bir kararını beklediğimizi söyledim çünkü dosyayı incelemiştim ve bu kararın çok büyük bir haksızlık olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen bu kişinin cinayeti işleyen kişi olmadığını gerçek katillerin başka kişiler olduğunu defalarca söyledim ve adalet istedim.

 

“OLAY YERİNDE İNCELEME YAPILMADI, DELİLLER SÜPÜRÜLÜP TRAKTÖRLE ÇÖPE ATILDI”

 

Bu isteği geçtiğimiz hafta yaptığım bir görüşmede bir başka kişi daha gündeme getirdi. Bu kişi; Rahmetli Muhammed Fatih Safitürk’ün kardeşi Haydar Safitürk. Babası Asım Safitürk, cinayetin Şerif Mesutoğlu tarafından işlenmediğini, birtakım karanlık güçler tarafından organize edilen bir cinayet olduğunu ve büyük şaibeler ile dolu bir cinayet olduğunu söyledi.

 

Haydar Safitürk der ki: “Cinayet sonrası Derik Emniyet Müdürü neden olay yeri inceleme yaptırmadı? Apaçık ortada duran deliller neden bir an evvel süpürülüp bir traktöre konulup çöpe atıldı?” Hakikaten polis kriminal incelemesine göre olacak şey değil, fakat Derik Emniyet Müdürü böyle bir işlem yaparak tüm delilleri bir traktöre atıp, çöpe attırmış.

 

“YARGILANAN EMNİYET AMİRİNİN RÜTBESİ ARTTI”

 

Haydar Safitürk’ün iddialarını söylemeye devam ediyoruz. Sayın Safitürk diyor ki: “Kardeşim Muhammed Fatih Safitürk’ü Şerif Mesutoğlu öldürmedi. Burada çok karanlık işler var. Emniyet Amiri yargılanırken niye rütbe alarak Kayseri Asayiş Müdürü yapıldı?”

 

Mustafa Hakan Kutluay isimli bir müdür, dönemin müdürü ve Haydar Safitürk’ün iddiasına göre çok şaibeli işlere imza atmış. Yine Vali Mustafa Yaman yaralı haldeki rahmetli Kaymakamın GATA’ya sevk işlemleri hazırken Kızıltepe’den GATA’ya değil Kızıltepe’den Gaziantep’e naklini yapmış ve bunu da son derece şaibeli ve kötü niyetli olarak görüyor Sayın Haydar Safitürk.

 

“VALİ MUSTAFA YAMAN “ÖLDÜRÜLECEKSİN” MESAJI GÖNDERDİ”

 

Mustafa Yaman, Mardin Valisi Muhammed Fatih Safitürk’e ölümünden 1 gün önce bir mesaj yolluyor, “Öldürüleceksin” diyor mesajda ve bu konu ayrıntılı bir şekilde araştırılmıyor. Düşünün böyle bir mesaj geliyor ve ertesi gün hakikaten rahmetli kaymakam öldürülüyor. Peki bunun arkası araştırıldı mı? Soruşturuldu mu?

 

SAFİTÜRK İLE YAMAN ARASINDAKİ ÇADIR KENT TARTIŞMASI

 

Çadır Kent kayıp paraları ile ilgili süren bir dava var, sonunda iş AK Parti İlçe Başkanı’na dayandı fakat en sonunda da kapatıldı. Muhammed Fatih Safitürk bu paralar konusunda Vali Mustafa Yaman ile tartışma içindeydi, Haydar Safitürk’ün iddiaları böyle. Bu Çadır Kent’teki yolsuzluk nedeniyle öldürüldüğünü iddia ediyor Haydar Safitürk. Bunlar son derece önemli iddialar ve kamuoyu bunu görmüyor, duymuyor. Biz kendisi ile görüştük ve bu iddiaları bize ayrıntılı bir şekilde anlattı.

 

“İFADE VEREN KİŞİNİN AKLİ DENGESİ YERİNDE DEĞİL”

 

Biz hep gündeme getirdiğimiz Şerif Mesutoğlu’nun gerçek katil olmadığını 3 ayrı delilde anlattı. Sayın Haydar Safitürk diyor ki: “Birincisi; kargo ile kendisine bomba geldiği iddiası yanlış, buradaki deliller tamamen çürük. İkincisi; Şerif Mesutoğlu’nun bombayı koyduğuna dair ifade veren kişi akli dengesi yerinde olmayan, Türkçe bilmeyen bir meczup. Kürtçe konuşması da doğru dürüst çevrilmedi ne dediği belli olmayan bir meczubun sözleri ile Şerif Mesutoğlu hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Yine Çınar ilçesinden Şerif Mesutoğlu’nun bombayı getirdiği iddiası da çürük çıktı, deliller boş çıktı. Peynir, zeytin takası meselesi vardı, adam bomba getirmemişti.” diyor.

 

“CİNAYETİ ŞERİF MESUTOĞLU İŞLEMEDİ, VALİ VE EMNİYET AMİRİ ŞAİBELİ KİŞİLER”

 

Bakın bunlar son derece önemli iddialar ve tekrar meselenin araştırılmasını istiyor. Şu anda Yargıtay bu konuda karar verdi ama katledilen Muhammed Safitürk’ün ailesi kesinlikle bu cinayeti Şerif Mesutoğlu’nun işlemediğini ve bahsettiğimiz Vali ve Emniyet Amiri’nin şaibeli kişiler olduğunu söylüyor, peki buradan biz İçişleri Bakanlığı’na soruyoruz, ne işler dönüyor? Neden bu konuların üstü kapatılmak isteniyor? Neden rahmetli Kaymakamın cenazesine yüzbinler aktı ve sonrasında bir sürü hamaset yapıldı da neden şu anda gerçek adalet aranmıyor? Bulunmak istenmiyor? Örtbas ediliyor! Olay ile alakasız bir kişinin üstüne yıkılmasına göz yumuluyor, olacak iş midir? Biz bu cinayete ve gösterilen failine yıllarca itiraz ettik.

 

Rahmetli kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ü tekrar rahmetle anıyorum ama olması gereken adaletin bulunmasıdır. Birtakım kişilerin üstüne sahte yollarla cinayetin yıkılmasını kabul etmiyoruz ve yıllarca her hafta söylediğimiz bu gerçeğin katledilen kaymakamın abisi ve babası eliyle ortaya çıkarılmasını da çok önemli buluyoruz. Tüm kamuoyunun dikkatini çekiyorum, tüm medyanın dikkatini çekiyorum. Böyle şey olmaz! Nasıl olur?

 

“KATİL DEĞİLİM DİYEREK KENDİNİ YAKTI”

 

Bu insan: “Ben katil değilim.” diyerek mahpusken kendisini yaktı, açlık grevlerine girdi. “Ben katil değilim, rahmetli kaymakama büyük sevgim ve saygım vardı. Büyük bir adaletsizlik, zalimlik yapıyorsunuz.” diye mahkemeye sürekli itiraz etti. Adam kendisini yaktı, açlık grevlerine girdi ve maalesef sesini duyuramadı. Biz bugün hem Mesut Şerifoğlu’nun sesini hem de Safitürk ailesinin öfke dolu, isyan dolu sesini duyuruyoruz.

 

“BÖYLE REZALET OLMAZ”

 

Kamuoyuna sesleniyorum, İçişleri Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum. Bu cinayeti örtbas etmeyin, Safitürk ailesinin söyleyeceği çok önemli şeyler var. Tüm medyaya buradan sesleniyorum. Böyle bir rezalet olmaz. Bir önemli devlet görevlisi katledilmiş, büyük şaibeler ile dolu bir mahkeme süreci ve aile de çok iyi araştırarak gerçek katil veya katillerin başkaları olduğunu net bir şekilde söylüyor kimse kulak asmıyor. Hamasete gelince AK Parti iktidarı birinci sıradadır, gerçekleri araştırmaya gelince ortada yok. Biz bu gerçeklerin ortaya çıkması gerektiğini net bir şekilde söylüyoruz ve tüm kamuoyunu, tüm medyayı bu önemli gerçeği hassasiyetle yaklaşması noktasında uyarıyoruz.