AYM, cinsel saldırı sonucu kürtaj talebinin reddedilmesini hak ihlali saydı

28 Temmuz 2020 Salı 20:00
AYM, cinsel saldırı sonucu kürtaj talebinin reddedilmesini hak ihlali saydı
Anayasa Mahkemesi (AYM), nitelikli cinsel saldırı sonucu hamile kalan kadının gebeliğinin sonlandırılması talebinin sürüncemede bırakılmasını hak ihlali saydı; genç kadına 100 bin lira tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre, Yüksek Mahkeme’nin kararına konu olay 2017’de Mersin’de yaşandı. O tarihte 17 yaşında olan genç kadın Mut Devlet Hastanesi’nde yapılan muayenesinde 10 hafta üç günlük hamile olduğu tespit edildi. Genç kadının farklı kişiler tarafından cinsel ilişkiye zorlandığını beyan etmesi üzerine durum polise bildirildi. Mut Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

 

‘Şantajla ilişkiye zorlandım’

 

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan genç kadın, kimden hamile kaldığını bilmediğini, 2016 yılında cinsel ilişkiye zorlandığını, daha sonra da şantaj yapılarak ilişkiye zorlandığını söyledi ve bu kişilerin isimlerini verdi.

 

Savcılık, ikisi 18 yaşından küçük beş şüpheli hakkında ‘cinsel istismar’ suçundan soruşturma başlattı. Genç kadının ailesi de şüphelilerden şikayetçi oldu ve gebeliğin sonlandırılmasını talep etti. Genç kadın da tedbir olarak şiddet önleme ve izleme merkezine konuldu.

 

Gebeliğin sonlandırılması talebi reddedildi

 

Sulh Ceza Hakimliği gebeliğin sonlandırılması talebini önce usulden reddetti. Gerekçede, başsavcılığın talepte bulunması gerektiği belirtildi.

 

Aile, savcılıktan talepte bulunmasını istedi. Savcılık, hakimlikten gebeliğin sonlandırılmasına karar verilmesini istedi. Ancak savcılığın talebi de hakimlik tarafından reddedildi. Hakimlik, bu kez de ‘cenin yaşam hakkına’ vurgu yaptı, annenin sağlık durumu olumsuz etkileyen bir durum olduğuna dair dosyada rapora yer verilmediği ifade edildi.

 

Üçüncü kez ret kararı

 

Bu karar sonrası genç kadın psikolojisinin bozuk olduğunu, doğum yapmak istemediğini, bir an önce kürtaj olmak istediğini belirten bir yazıyı savcılığa gönderdi. Başsavcılık bu talep üzerine yeniden karar verilmesini istedi. Ancak, hakimlik üçüncü kez talebi reddetti.

 

Bu gelişme üzerine savcılık, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden rapor aldı. Bu sırada 12 buçuk haftadır hamile kadına ilişkin raporda; ‘annenin yaşının küçük olması ve ruhsal açıdan travmatik bir süreç yaşamasından dolayı gebeliğin sonlandırılmasının, hem anne hem de cenin yararına olacağı’ belirtildi.

 

Rapora rağmen dördüncü kez de reddedildi

 

Başsavcılık bu rapor üzerine bir kez daha gebeliğin sonlandırılması için hakimlikten talepte bulundu. Hakimlik talebi dördüncü kez reddetti. Gerekçe olarak da bu kez ‘raporun yeterince ayrıntılı olmadığını’ belirtti.

 

Yılan hikayesine dönen yargı süreci devam ederken genç kadın doğum yaptı. Çocuk devlet korumasına alındı.

 

AYM’ye başvurdu

 

Genç kadın, gebeliğinin sonlandırılması talebinin sürüncemede bırakılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini belirterek, AYM’ye başvurdu.

 

AYM, genç kadının maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve tazminat ödenmesini kararlaştırdı.