Dünya yazarı Alaattin Aktaş: Bu tablodan korkmayanı döviz taş yapar

16 Mayıs 2018 Çarşamba 13:01
Dünya yazarı Alaattin Aktaş: Bu tablodan korkmayanı döviz taş yapar
Hem dolar hem de euro'nun Türk Lirası karşısındaki artışı devam ediyor. 15 Mayıs tarihinde, dolar 4.46'yı, euro ise 5.30'u aştı.

Büyük bir belirsizlik atmosferi, ekonomiyi çepeçevre sarmış vaziyette. Gidişat konusunda öngörülerin tutmadığı, önlemlerin yetersiz kalmak bir yana dövizdeki tırmanışı daha da körüklediği bir ortamda, ne iş dünyası ne de reel sektör net bir planlama yapabiliyor.

 

Dünya Gazetesi köşe yazarı Alaattin Aktaş, döviz üzerine şirketlerin yapacağı hiçbir hesabın tutmayacağına dikkat çekiyor

 

Sert dalgalanmayla ilgili, "Serbest kur sisteminin doğasında bu var" tezinin de çöktüğünü, mevcut kurun "dolaylı müdahaleli serbest kur sistemi" olarak nitelendirilebileceğini kaydeden Aktaş, yazısını şöyle sürdürüyor:

 

"Gün geçmiyor ki bir demeç verilmesin, biraz dingin seyretmeye başlayan kur yeniden tırmanışa geçmesin.

 

Merkez Bankası verilerine göre finansal kesim dışında kalan firmaların, yani reel sektörün şubat sonu itibarıyla 114.6 milyar dolar döviz varlığına karşılık 337.3 milyar dolar döviz yükümlülüğü bulunuyor.

 

Varlık-yükümlülük farkı tam 222.7 milyar dolar. Bu, şimdiye kadar oluşan en büyük döviz pozisyonu açığına ya da başka bir ifadeyle açık pozisyona işaret ediyor.

 

 

Reel sektörün döviz varlığının döviz yükümlülüğüne oranı da üçte bire kadar inmiş durumda. On yıl öncesinde, 2008 ve 2009 yıllarında döviz varlığının yükümlülüğe oranı yüzde 50’nin üstündeydi, bu yıl ise oran yüzde 34’e geriledi."

 

Reel sektörün, 233 milyar dolayında bir açıkla başa çıkmaya çalışmasını bir kabus olarak nitelendiren Aktaş, dövizin arttığı her gün borcun da her bir kuruşta 2.2 milyar lira ek yük getirdiğine dikkat çekiyor. 

 

Bu aksamadan dolayı, sektörün döviz cinsinden borçlanmasına sınır getirildiğine işaret eden Aktaş, "Biz kendi hesabımızı kendimiz yapabilir, borcu rahat döndürürüz" diyen büyük şirketlerin bir kısmının bunu gerçekleştiremediğine değiniyor ve ekliyor:

 

"TÜSİAD, döviz borçlanmasına getirilen sınırın esnetilmesini isterken Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek büyük şirketlerin de bu konuda pek başarılı olamadığını vurgulamak durumunda kalıyordu.

 

Reel sektörün toplamda 223 milyar dolar döviz açığı bulunmasına rağmen tek teselli bir yıla kadar vadeli varlık-yükümlülük dengesinin negatif değil pozitif olması.

 

Reel sektörün şubat itibarıyla bir yıldan kısa vadeli döviz varlığı 93.1 milyar, döviz yükümlülüğü ise 90.6 milyar dolar düzeyinde. Buna göre kısa vadeli döviz pozisyonu fazlası 2.5 milyar dolar.

 

Ama şu veriyi de gözden uzak tutmamak gerek. Kısa vadelide döviz pozisyonu fazlası iki ayda büyük bir gerileme gösterdi. Fazla, geçen yıl sonunda 7.9 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu."