Aydınlık yazarı İsmet Özçelik: Yaşananlar 2000 krizini andırıyor, bakanın gezisi ters tepmiş

15 Nisan 2019 Pazartesi 13:39
Aydınlık yazarı İsmet Özçelik: Yaşananlar 2000 krizini andırıyor, bakanın gezisi ters tepmiş
Seçim bitti, ekonomideki kriz gündemde. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni paket de piyasalarda etki yaratamadı. Öyle ki Albayrak, soluğu ABD’de aldı.

Paketi uluslararası finans kuruluşlarına anlatan Albayrak’a çok iyi haberler gelmediği basına sızıyor.

 

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik, yaşananları 2000 krizi dönemine benzetirken “ABD’den gelen haberler iyi değil. Uluslararası finans kuruluşları tepkili” diyor.

 

“İş Türkiye aleyhine kampanyaya dönüşmüş durumda” diyen Özçelik, “Türkiye IMF’ye teslim olmaya zorlanıyor. IMF’ye teslim olunca arkası gelecek. Plan işliyor. Türkiye sıkıştırılıyor. Bakanın gezisi tersi sonuç vermiş gibi. Tam bir beceriksizlik. Sen paket açıklayıp koştura koştura ayaklarına gidersen maça 3-0 mağlup başlarsın. Ekonomi yönetiminin zaafları ABD’nin ekmeğine yağ sürüyor” görüşünü dile getiriyor.

 

2000 yılında ABD’nin Irak operasyonuna dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in karşı çıkması nedeniyle ABD’yle papaz olunduğu mesajını veren yazar, “Ecevit ikna edilemeyince düğmeye basıldı. Ekonomide taşlar yerinden oynadı. 1 milyar dolarlık operasyonla piyasalar allak bullak oldu. Faizler yükseldi, döviz patladı. Büyük bir krize dönüştü” hatırlatması yapıyor.

 

Aydınlık yazarına göre, şu anda yaşananlar da 2000-2001 yıllarını andırıyor:

 

Yapısal sorunlar kullanılıyor. Ekonomik kriz tetikleniyor. İş giderek büyüyor. 2000-2001 krizinde Ecevit’e yapılanlar tekrarlanıyor. O günlerde ekonomi bürokrasisinde görev yapanlarla sohbet ettim. Onlar da aynı görüşte. ‘Neredeyse birebir aynı’ dediler. O gün Irak işgali gündemdeydi. Şimdi S-400, Fırat’ın doğusu, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege ve Karadeniz, ... var.”

 

AKP’nin suçu sürekli başkasına atmasının inandırıcı olmadığının altını çizen Özçelik, “Artık ‘tek başına’ dönemi bitti. Bütün bunlar için ‘Milli Hükümet’ zorunlu. Başka çıkış da yok” görüşünü savunuyor.