Singapur'u eğitimde dünyanın en iyisi yapan tartışmalı model

3 Ekim 2018 Çarşamba 17:21
Singapur'u eğitimde dünyanın en iyisi yapan tartışmalı model
Hükümet, ezberden çok öğrenme sürecine odaklanan "Düşünen Okullar, Öğrenen Ulus" adlı bir politikayı yürürlüğe soktu. Sloganı da "Daha öz öğret, daha çok öğren".

Jack'in haftalık programı tamamen dolu. Önümüzdeki bir ay boyunca da böyle olacak.

 

Pazartesi günleri saati sabah 06:00'da çalıyor.

 

12 yaşındaki çocuk 7:30'da matematik problemlerinin başına çoktan oturmuş oluyor.

 

Salı günleri Çince derslerinden sonra 45 dakikalık molası var.

 

Bir diğer molası Cuma günleri, 16:20 ve 17:15 arası.

 

Cumartesi günleri de Matematik, fen, Çince ve İngilizce dersleri var. Ancak bu programındaki en boş gün aslında, iki saatlik bir molası bile var.

 

Ama Jack Pazar günü sıkı programına geri dönüyor ve 21:00'de yatağa girene kadar çalışıyor.

 

En çok hayranlık duyulan eğitim sistemlerinden biri

 

Jack ve binlerce diğer çocuk, 5,8 milyon nüfuslu şehir devleti Singapur'daki ilkokul bitirme sınavlarına buna benzer bir programla hazırlanıyor.

 

Singapur

 

Jack'in 42 yaşındaki bankacı annesi Sheryl Iow, "Genelde şikayet etmiyor, çünkü programı diğer çocuklarınki kadar yoğun değil. Diğer velilerle konuştuğumda hep oğluma daha çok ders kitabı almam gerektiğini hissediyorum" diyor.

 

Singapur dünyanın en çok hayranlık duyulan eğitim sistemlerinden birine sahip. Singapurlu çocuklar, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 75 ülkede yaptığı, matematik, fen ve okuma alanlarındaki performansı ölçen PISA sınavlarında üst sıralarda.

 

Ülkenin aldığı bu iyi sonuçlar birkaç faktörle açıklanıyor. Bunların biri bürokratların dünyanın en iyi üniversitelerinde eğitim almış ve misyonlarının çok açık olması: Singapur'u dünyanın en zengin, en gelişmiş, en iyi eğitimli ülkelerinden biri haline getirmek.

 

Öğretmenlere iyi maaş

 

Clive Dimmock'a göre Singapur'u bu kadar başarılı kılan nedenlerden biri de öğretmenlerinin son derece kalifiye olması. Glasgow Üniversitesi'nden Dimmock, Singapur Ulusal Eğitim Enstitüsü'nün bir liderlik programını koordine etmesi için davet ettiği bir uzman.

 

Sınıf

 

Eğitim sektöründeki maaşlar, sanayi ve mali sektörlerle rekabet halinde ve bu üniversitelerin en iyi mezunlarını çekmeye yardımcı oluyor.

 

Öğretmenlerin ortalama başlangıç ücreti ayda 1600 ila 3500 dolar arasında değişiyor. Ek ders ve performans ikramiyeleri de alıyorlar.

 

Singapur ayrıca bütçesinin yüzde 20'sini eğitime ayırıyor.

 

Dimmock bu durumu, "Teknolojileri, laboratuvarları ve mükemmel ders kitapları var" diye açıklıyor.

 

Yoksul ve cahil geçmiş

 

Oysa Singapur, bir zamanlar Asya'nın en yoksul ülkelerinden biriydi.

 

Singapur

 

Resmi verilere göre Malezya'dan 1965'te bağımsızlığını kazandığında, sadece elitlerin eğitime erişimi vardı ve nüfusun yarısı okur yazar değildi.

 

Ülkede ayrıca petrol gibi doğal kaynaklar da yoktu. Bu nedenle insana yatırım yaptılar.

 

Singapur bazı temel özgürlükleri engelleyen, yönetime sadakatin ise sosyal güvenlik ve refah garantisini getirdiği otoriter bir yönetime sahip. Bu felsefe, eğitim sisteminde de önemli bir rol oynuyor.

 

'Kariyer yaklaşık 2 yaşında başlıyor'

 

Kiasu diye bilinen hep bir şeyleri kaçırdığınız hissi, halkın bilincinde büyük bir yer işgal ediyor.

 

Okulda bir çocuk

 

Eski öğretmen Dawn Fung, bu endişenin "aileleri iyi notlar alamayacaklarından korkan çocukların hayatını çok zorlaştırdığını" söylüyor.

 

En iyi okullara ve üniversitelere erişmek için çocuklar PSLE olarak bilinen ve eğitimlerine nasıl bir ortaokulda devam edeceklerini belirleyen ilkokul bitirme sınavlarına erkenden hazırlanıyor.

 

Fung, "Bu kariyer yaklaşık 2 yaşında başlıyor" diyor.

 

Rekabetçi bir sistem ve Singapurlu çocukların çoğu özel ders de alıyor.

 

kitaplarla kaplı bir kız çocuğu

 

Jack'in annesi Sheryl Iow, çocuğunun özel derslerine ayda 700 dolar harcıyor.

 

Özel ders kârlı bir sektör ve Strait Times gazetesine göre sektörün büyüklüğü 750 milyon doları buluyor.

 

Ancak ek derslerin yararlı olup olmadığı konusunda tartışma var. Yoğun programı ve özel derslerine karşın Jack PSLE'den annesinin girmesini istediği seçkin okula girmek için gereken puanı alamadı.

 

Evde eğitim

 

Dawn Fung, özel ders sektörünü PSLE sınavının öğrenciler için ne kadar zor olduğuna dair bir kanıt olarak gördüğünü anlatıyor.

 

çocuğuna ders veren baba.

 

Dawn Fung, "Neden daha kolaylaştırmıyoruz ki? Niye çocuklarımız yaşlarına uygun sınavlara girmiyor?" diyor.

 

Fung, anne olduğunda geleneksel eğitim sistemini terk etmiş ve çocuğuna evde eğitim vermeye başlamış. "Sizi mutsuz eden bir sistemin parçası olmanın yanlış olduğuna inanıyorum. Çocuğunuzu pozitif öğrenme ortamı olmayan bir eğitim sistemine dahil etmenin acımasız bir şey olduğunu düşünüyorum" diye konuşuyor.

 

Evde eğitimi seçen her aile gibi Fung da ulusal müfredatı uygulamak ve kızları da PSLE sınavına girmek zorunda. Aldıkları notların ulusal ortalamanın altında olmaması gerekiyor.

 

Endişe ve intihar

 

Jack'in annesi Sheryl Iow, PSLE'den gerekli puanı alamadığı için oğlunun küçük düşeceğinden kaygılı. "Oğlum mutsuz" diyor.

 

Üniversite mezunları

 

Bir pilot olmayı düşleyen Jack de sınavlara tekrar girmeye hazırlanıyor.

 

Kusursuzluğu arayışın bir yan etkisi var; stres ve anksiyeteden etkilenen çocukların sayısında artış yaşanıyor.

 

Bu durum da gençler arasında intihar oranlarını artırıyor. Ülkede 10-29 yaşındakilerin başlıca ölüm nedeni intihar.

 

Hükümet geçtiğimiz yıllarda eğitim sisteminin öğrencilere baskı yaptığını kabul etti.

 

Enformasyon Bakanı Ong Ye Kung, "Sistemin öğrencilere çok eziyet etmeyecekleri bir şekilde evrilmesini garanti edeceğiz" dedi. Bakan ayrıca öğrencilerden birbirlerinin akıl sağlığını yakından izlemelerini istedi.

 

okuyan bir kız çocuğu

 

Hükümet, ezberden çok öğrenme sürecine odaklanan "Düşünen Okullar, Öğrenen Ulus" adlı bir politikayı yürürlüğe soktu. Sloganı da "Daha öz öğret, daha çok öğren".

 

Dimmock, "İşleri kendi yöntemleriyle yapmak, gruplarla çalışmak ve kendilerinin düşünmesi öğrenciler için daha teşvik edici" diyor.

 

'Unutulmuş' öğrenciler

 

Ancak hâlâ en iyi notları alamayan öğrenciler farklı bir muamele görüyor.

 

California State Üniversitesi'nden araştırmacı Prof. Matthew Atencio, 2011'de Singapur'a gidip "mükemmel" görülmeyen öğrencilerin performansında öğretmenlerin oynadığı rolü araştırdı.

 

Giderek artan bir eşitsizlikle karşılaştı.

 

Yürüyen Singapurlu kızlar

 

Atencio "Yüksek gelirli bazı ailelerin özel derse verecek paraları var ve bunun gelecekteki eğitimsel, sosyal ve profesyonel ağlar üzerinde bir etkisi oluyor" diyor ve şöyle devam ediyor;

 

"Eğitim sistemleri geçmişten beri toplumun kıyısına atılmış insanların ihtiyaçlarına eğilmeli. Bu bir sosyal adalet meselesi. Her kesimin topluma yapabileceği inanılmaz katkılar var. Eğitim sadece avantajlı seçkinleri yeniden üretmemeli."

 

KAYNAK: BBC