İklim çalışmalarıyla bilinen düşünce kuruluşu E3G'ye göre kömür santrali projelerinin yüzde 80'i Türkiye dahil 6 ülkede

14 Eylül 2021 Salı 17:52
İklim çalışmalarıyla bilinen düşünce kuruluşu E3G'ye göre kömür santrali projelerinin yüzde 80'i Türkiye dahil 6 ülkede
Küresel ısınmayı durdurmak adına fosil yakıtların kullanımı azaltma hedefinde gözler, yeni kömür projelerine çevrildi.

Brüksel, Berlin, Londra ve Washington'da faaliyet gösteren ve iklim çalışmaları yapan E3G adlı düşünce kuruluşu, Salı günü yayımladığı raporda, kömür santrali projelerinin yüzde 80'inin altı ülkede olduğunu kaydetti.

 

E3G bu ülkeleri Çin, Hindistan, Türkiye, Endonezya, Vietnam ve Bangladeş olarak sıraladı.

 

Araştırmacılara göre, Kasım ayındaki BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP26) için önde gelen hedeflerden biri, kömür santrallerinin tarihe karışması adına bu yeni projelerin iptal edilmesini sağlamak.

 

E3G ise 44 ülkenin yeni projelerin sona erdirilmesinde mutabık kaldığını hatırlatarak, 2015'teki Paris Anlaşması'ndan bu yana yeni kömür santrali projelerinin dünya genelinde yüzde 76 azaldığını belirtti.

 

Raporda, Asya'nın kömür santrali projelerinde hala başı çektiği belirtilirken, söz konusu 6 ülkede kömüre karşı adım atılmasıyla projelerin yüzde 80'inin başlamadan sona ereceği belirtildi.

 

İklim değişikliğiyle mücadelede öne çıkan hedeflerden biri, kömür santrallerinin ve fosil yakıt kullanımının azaltılması ve kömür santrallerine sağlanan finansmanın kesilmesi.

 

Fosil yakıtların kullanımının durdurulması, karbon salımını azaltarak küresel ısınmayı 1,5°C düzeyinde tutmak için kritik önemde görülüyor. Şiddetli hava olayları, sel baskınları, orman yangınları ve kuraklık gibi ciddi sonuçları olan felaketlerden korunmak için de iklim hedeflerinin tutturulması gerekli.

 

Kömür yatakları bakımından zengin ve enerji sistemleri yakıta dayalı ülkelerde kömürün terk edilmesi, daha yavaş ilerleyen zorlu bir süreç.

 

Uluslararası Enerji Ajansı, dünyadaki kömür arzının yüzde 75'inin Asya'dan geldiğini belirtiyor.

 

'Son kale Çin'

 

E3G adına raporu hazırlayanlardan Chris Littlecott, "Kömür ekonomisi gittikçe rekabet gücünü yitirmeye başladı" yorumunu yapıyor.

 

Dünya genelinde güneş ve rüzgar enerjisi üretmek eskisine göre daha az maliyetli hale gelse de, Çin hala yeni kömür santrali projelerinde başı çeken ülke konumunda. Dünyadaki yeni kömür projelerinin yüzde 53'üne Çin ev sahipliği yapıyor.

 

Ülke dışındaki projelere finansman desteği sunmak bakımından da Çin, Güney Kore ve Japonya'nın ardından öne çıkıyor. Öte yandan Güney Kore ve Japonya, bu yıl itibarıyla ülke dışında kömüre sundukları maddi desteği bitireceklerini bildirdi.

 

Reuters haber ajansına konuşan Pekin merkezli Greenpeace Doğu Asya'dan Li Shuo, "Çin, ülke dışında kömür projelerini destekleyen son kale" yorumunu yapıyor.

 

Li Shuo, "Çin hükümeti bu duruma son vererek COP26 öncesi oluşacak pozitif ivmeye katkıda bulunmalı" diyor.

 

COP26'ya İngiltere adına başkanlık edecek Alok Sharma, Glasgow'da gerçekleşecek COP26 zirvesinin, "kömür enerjisinin tarihe karışmasını" sağlaması gerektiğini ifade etti.

 

Aktivistler ve bilim insanları, inşa edilmekte olan yeni projelerin iptal edildiğini görmeyi arzu ediyor.

 

Ancak kömürün sonunu getirmek, ekonomiye çok boyutlu etkisi olabilecek karmaşık bir süreç.

 

Endonezyalı aktivist Arti Indallah Tjakranegara, kömüre son vermeye dönük çabaların, az gelişmiş ülkelere ve Asya'daki işçilere nasıl yansıyacağının da hesaba katılması gerektiğini dile getiriyor.

 

260 milyon nüfuslu Endonezya'da temiz enerjiye geçiş, milyonlarca "yeşil istihdam" yaratılmasını sağlayabilir. Ancak kömür üretilen bölgelerde on binlerce kişinin işsiz kalmasını ve ekonominin zora girmesini de tetikleyebilir.

 

Kullandığı enerjinin yüzde 60'ını kömüre borçlu olan Endonezya, dünyanın en çok kömür ihraç eden ülkelerinden. 2060 yılında kömürün sona ermesini, enerjinin yüzde 85'ini yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyorlar.

 

Tjakranegara, "Enerji dönüşümünde madalyonun iki yüzü var. Adil bir enerji geçişi, işsizlik sorununu, ekonomik darboğazı ve eşitsizlikleri de çözmeyi hedeflemeli" diyor.