Uzmanlar değerlendirdi: Koronavirüs tecritleri ne zaman son bulmalı?

30 Mart 2020 Pazartesi 18:38
Uzmanlar değerlendirdi: Koronavirüs tecritleri ne zaman son bulmalı?
Duayen bilim muhabiri Sharon Begley, uzmanlarla konuşarak, dünyanın pek çok yerinde uygulanan tecrit ve sosyal mesafe uygulamalarının kaldırılması için doğru zamanın ne olduğunu araştırdı.

ABD’den İtalya’ya pek çok ülke koronavirüsle mücadele edebilmek ve salgının yayılmasını kontrol altına almak için mücadele veriyor. Stat News’un haberine göre bilimsel verilere dayanarak uzmanlar hükümet yetkililerini evde kalma ve diğer sosyal mesafe önlemlerini gereğinden çok erken kaldırarak durumun kötüleşmesine neden olmamaları yönünde uyarıyor. Ayrıca uzmanlar henüz tedbir alınmamış yerlerde sıkı önlemlerin uygulamaya konmasını öneriyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) dünyanın farklı yerlerindeki epidemiyoloji modelleyicilerine kadar, pek çok kurum ve kişi çok yavaş biçimde normale dönülmesi gerektiğini belirtiyor. 

 

Bu da bizi koronavirüs pandemisiyle alakalı diğer sorulara yönlendiriyor: 

 

Çıkış stratejisi ne? 

 

Bunu uygulamanın ne zaman güvenli olduğunu nasıl anlayacağız? 

 

Salgının ilk dalgası Çin’de olduğu gibi zirveye ulaşıp yok olduğunda, eğer virüs birkaç ay sonra bir başka dalgayla nüks ettiğinde planımız ne olacak? 

 

Bu plan son bir ayda pek çok Batı ülkesinde paniğe neden olarak normal hayat ve geçim üzerinde yıkıcı etki yaratan tepkiden daha az yıpratıcı olabilecek mi?

 

Singapur ve Güney Kore’de olduğu gibi nokta atışlar yapabilecek miyiz?

 

Sharon Begley’nin aktardığına göre, bu stratejiyi ne zaman uygulayabileceğimize dair araştırma ciddi düzeyde politikleştirilmiş bir zeminde gerçekleştiriliyor. Örneğin ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin 12 Nisan’da Paskalya Bayramı’nda “normale” döneceği konusunda söz vermişti. Fakat uzmanlar yine de dikkatli biçimde, hedefe sahip, akıllıca yaklaşımların nasıl çıkış rampası olarak kullanılabileceğine ve mevcut salgın yok olduktan sonra eğer Kovid-19 vakaları tekrar yükselmeye başlarsa bir dahaki sefere nasıl daha iyi tepki verilebileceğine dair çalışmalarını yürütüyor. 

 

Statnews’un haberine göre, hasta insanların temaslarını ciddi düzeyde azaltmanın, daha fazla test uygulamanın, tecrit uygulamalarının ve yeni izleme teknolojilerinin, sosyal mesafe tedbirlerinin rahatlatılmasında yardımcı olabileceği belirtiliyor. 

 

Zamanından önce tedbirlerin zayıflatılmasına karşı çıkan bilim insanlarından biri olan, Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi’nden bulaşıcı hastalık uzmanı Marc Lipsitch yeni makalesinde en iyi senaryoda “yaz döneminde sosyal mesafe seyreltilebilir” ifadelerine yer verdi. 

 

Stephen M. Kissler, Christine Tedijanto, Marc Lipsitch ve Yonatan Grad’ın yer aldığı çalışmada, uzmanlar insanların birbirleriyle temas etme biçimine ve enfeksiyonların yayılma şekline dayanarak oluşturdukları modele göre, eğer salgın geri dönerse “sıkı temas izleme ve karantina önlemleri salgının kontrol altında tutulmasının devam etmesi için gereken katı sosyal mesafe ihtiyacını hafifletebilir” dedi. 

 

Begley’nin aktardığına göre çıkış stratejisi ve ikinci dalgaya karşı daha fazla hedefine yönelik önlemlerin alınma ihtimaline yönelik güvenilir destek çarşamba günü geldi. Imperial College London’daki araştırmacılar, Vuhan gibi salgının kontrol altına alındığı şehirlerin, “geniş bir salgından kaçınırken orta düzeyli yerel faaliyetlere devam edebileceğini” belirtti. 

 

Araştırmacılar yeni verilerin, “kontrol altına almayla sonuçlanan çok yoğun sosyal mesafe tedbirlerinin ardından Çin’in başarıyla bu katı politikadan çıktığına işaret ettiğini” ifade etti. 

 

Neil Ferguson ve meslektaşları, “çıkış stratejilerinin” kesinlikle var olduğunu ve bu stratejilerin “virüsü kontrol altına almayı başarmış ülkelerin karar verme sürecinde bilgilendirici” olabileceğini belirtti. 

 

Fakat iyimserliğin mevcut salgını kontrol altına almayla bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Dünyanın pek çok yerinde bu henüz ufukta görünmüyor. Bill Gates, salı katıldığı TED video konuşmasında, ticaretin zamanından erken başlatılmasının pek çok kişinin göz ardı edilmesi anlamına geleceğini ifade etmişti. 

 

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, çarşamba yaptığı konuşmada, tecrit önlemlerinin mantığının “bulaşmayı durdurmak ve hayat kurtarmak için gereken daha kesin ve hedefli önlemlerin sağlanmasını mümkün kılmak” olduğunu belirtti. 

 

Begley’nin belirttiğine göre bu durumda, ileriye dönük önemli kararlar ikinci bir salgın sırasında Kovid-19 vakalarının yönetilebilir bir seviyeye nasıl getirileceğine odaklanacak. 

 

Hem Singapur hem de Güney Kore, vakaları tespit etme, temasları izleme, vakaların tecrit edilmesi konusunda sıkı tedbirler almıştı. Ve bu tedbirler ülkelere çoğunlukla açık olan okullar ve kamusal hareket konusunda karar verme açısından yardımcı olmuştu. Bu önlemler sayesinde Singapur ve Güney Kore, ABD ve diğer Avrupa ülkeleri gibi kamusal hareketleri geniş çapta kısıtlamak zorunda kalmamıştı. 

 

Marc Lipsitch, eğer sağlık kuruluşları belirtileri göstermeyen kişiler de dahil olmak üzere yoğun test uygulamaları gerçekleştirirse ve bu kişilerin temas ettiği kişileri belirleyebilirse, ikinci seferde tekil vakalar kontrol altında tutulduğu için daha az sosyal mesafe önlemlerinin yeterli olabileceğini ifade etti. 

 

Her ne kadar bu yöntemler özellikle düşük gelirli işçiler için mali açıdan tahrip edici olsa da, uzmanlar virüsün durdurulması için çok ciddi önlemlerin alınması gerektiği noktaya ulaşmadan uygulanmasının çok önemli faydaları olabileceğini belirtiyor.

 

ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, temasların izlenmesinin salgını kontrol alma konusunda “temel engelleme yöntemi” olduğunu belirtti. Her ne kadar virüs hızlı yayıldığından bunu yapmak çok kolay olmasa da MIT’teki araştırmacıların geliştirdiği Private Kit gibi uygulamalar buna yardımcı olabilir. 

 

İsrail’de de araştırmacılar virüsün merkezlerini tespit edebilmek için benzer bir aracı test ediyor. Akıllı telefonlarla kullanılan ankette, kullanıcılara yaşı, cinsiyeti, yaşadığı yer ve Kovid-19 hastalığına dair herhangi bir belirti gösterip göstermediği soruluyor. 

 

Pek çok uzman yetkililerin doğru kararlar alıp almadığını ve özellikle salgının ilk evresi geçtikten sonra ekonomiyi kötü etkileyen politikalardan kaçınıp kaçınılmayacağı konusunda kafa yormaya ve model üretmeye devam ediyor. 

 

Örneğin, Imperial College’ın modeli, sadece evde kalma tedbirini uygulamak yerine, Güney Kore’nin yaptığı gibi geniş çaplı test çalışmaları ve temas izleme yoluyla belirtileri göstermeyen kişilerin tespit edilme ihtimaline olanak tanımıyor. Güney Kore’nin uyguladığı yöntemle salgının yayılmasından çok önce gizli taşıyıcılar da tespit edilebiliyor. 

 

Georgia Eyalet Üniversitesi’nden epidemiyolog Gerardo Chowell, hedefli müdahalenin bir diğer çıkış stratejisi olabileceğini belirtiyor. 

 

"Sosyal mesafe tedbirlerinin yoğunluğu yerel enfeksiyon dinamiklerine göre belirlenmesi gerekir."

 

Öte yandan New England Karmaşık Sistemler Enstitüsü’nden Yaneer Bar-Yam da, zamanlamanın çok önemli olduğunu ifade ediyor. 

 

"Koruyucu yaklaşım, kuluçka döneminde yeni vaka kalmayana kadar beklemek. Temas izlemenin, vakaların ve onların temas ettiği kişilerin tecrit edilmesinin işe yarayabileceğine inanmak için tüm gerekçelere sahibiz."

 

Öte yandan kesin sonuçlara dayanmasa da bilim insanları yaz döneminde zaman kazanılabileceğini ifade ediyor. Yaz aylarındaki sıcaklıkların virüsü nasıl etkileyeceği belirsizliğini korusa da, Çin’de yürütülen birçok çalışma yüksek sıcaklıklarını Kovid-19’u düşürebileceğine işaret ediyor. 

 

Columbia Üniversitesi’nden Jeff Shaman, “Yılın bu döneminde bir ara yakalayabiliriz” diyor. 

 

Çin, Hong Kong, Güney Kore ve Singapur’un virüsü iki haftada gerçekleştirilen hızlı test uygulamaları, temas izleme ve vakaların tecrit edilmesiyle gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Southampton Üniversitesi’nden Andrew Tatem, bu ülkelerin uyguladığı yöntemin seyahat yasakları, ülke genelinde uygulanan tecritler ve okulların kapatılması gibi uygulamalardan çok daha etkili olduğunu ifade ediyor.